Kalem Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali
Kalem, Kur'an-ı Kerim'in 68. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 52 ayettir. Diyanet mushafında 29. cüzde , 564. sayfada başlar, 566. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.
- 68. sure
- Mekkî
- 52 ayet
- 29. cüz · sayfa 564–566
Kalem suresinin Arapçası, okunuşu ve meali
Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
-
Kalem 68/1
نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ
OkunuşNun vel kalemi ve ma yesturun.
MealBu ayetin meali 2. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/2
مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ
OkunuşMa ente bi ni'meti rabbike bi mecnun.
Meal(1-2) Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun ki sen -rabbinin lutfu sayesinde- asla deli değilsin.
-
Kalem 68/3
وَاِنَّ لَكَ لَاَجْراً غَيْرَ مَمْنُونٍۚ
OkunuşVe inne leke le ecren gayre memnun.
MealHiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir ödül vardır.
-
Kalem 68/4
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظٖيمٍ
OkunuşVe inneke le ala hulukın azim.
MealSen elbette üstün bir ahlâka sahipsin.
-
Kalem 68/5
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ
OkunuşFe se tubsıru ve yubsırun.
MealBu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/6
بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ
OkunuşBi eyyikumul meftun.
Meal(5-6) Aranızdan hanginizin aklı bozuk olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
-
Kalem 68/7
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدٖينَ
Okunuşİnne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bil muhtedin.
MealDoğrusu, yolundan sapan kimseyi en iyi bilen rabbindir; hidayete erenleri de en iyi bilen O’dur.
-
Kalem 68/8
فَلَا تُطِـعِ الْمُكَذِّبٖينَ
OkunuşFe la tutııl mukezzibin.
MealŞu halde seni yalancılıkla itham edenlere boyun eğme!
-
Kalem 68/9
وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
OkunuşVeddu lev tudhinu fe yudhinun.
Mealİstedikleri şudur: Sen tâviz veresin ki, onlar da tâviz versinler.
-
Kalem 68/10
وَلَا تُطِـعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهٖينٍۙ
OkunuşVe la tutı' kulle hallafin mehin.
MealBu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/11
هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَمٖيمٍۙ
OkunuşHemmazin meşşain bi nemim.
MealBu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/12
مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَثٖيمٍۙ
OkunuşMennaın lil hayri mu'tedin esim.
MealBu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/13
عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَنٖيمٍۙ
OkunuşUtullin ba'de zalike zenim.
MealBu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/14
اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنٖينَؕ
OkunuşEn kane za malin ve benin.
Meal(10-14) Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
-
Kalem 68/15
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖيرُ الْاَوَّلٖينَ
Okunuşİza tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelin.
MealOna âyetlerimiz okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.
-
Kalem 68/16
سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ
OkunuşSe nesimuhu alel hurtum.
MealYakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız!
-
Kalem 68/17
اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحٖينَۙ
Okunuşİnna belevnahum ke ma belevna ashabel cenneh, iz aksemule yasri munneha musbihin.
MealBu ayetin meali 18. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/18
وَلَا يَسْتَثْنُونَ
OkunuşVe la yestesnun.
Meal(17-18) Biz, vaktiyle şu bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ verdik. Hani bahçe sahipleri, (“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın sabah erkenden bahçenin mahsulünü kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi.
-
Kalem 68/19
فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ
OkunuşFe tafe aleyha taifun min rabbike ve hum naimun.
MealBu ayetin meali 20. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/20
فَاَصْبَحَتْ كَالصَّرٖيمِ
OkunuşFe asbahat kes sarim.
Meal(19-20) Fakat onlar uykudayken rabbin tarafından gelen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi de bahçe kesilip kurumuş gibi oldu.
-
Kalem 68/21
فَتَنَادَوْا مُصْبِحٖينَۙ
OkunuşFe tenadev musbihin.
MealSabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler:
-
Kalem 68/22
اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِمٖينَ
OkunuşEnıgdu ala harsikum in kuntum sarımin.
Meal“Eğer devşirecekseniz erkenden tarlanızın başına gidin!”
-
Kalem 68/23
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
OkunuşFentaleku ve hum yetehafetun.
MealDerken yola koyuldular. Birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı:
-
Kalem 68/24
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْكٖينٌ
OkunuşEn la yedhulennehel yevme aleykum miskin.
Meal“Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın!”
-
Kalem 68/25
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِرٖينَ
OkunuşVe gadev ala hardin kadirin.
MealAmaçlarını, planladıkları gibi gerçekleştirmek üzere erkenden yola düşüp gittiler.
-
Kalem 68/26
فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ
OkunuşFe lemma reevha kalu inna le dallun.
MealBu ayetin meali 27. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/27
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
OkunuşBel nahnu mahrumun.
Meal(26-27) Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.
-
Kalem 68/28
قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
OkunuşKale evsatuhum e lem ekul lekum levla tusebbihun.
Mealİçlerinden aklı başında olan biri şöyle dedi: “Ben size, ‘Allah’ın yüceliğini dile getirmelisiniz’ dememiş miydim?”
-
Kalem 68/29
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖينَ
OkunuşKalu subhane rabbina inna kunna zalimin.
MealŞöyle cevap verdiler: “Rabbimizin şanı yücedir; doğrusu biz haksızlık etmişiz.”
-
Kalem 68/30
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
OkunuşFe akbele ba'duhum ala ba'dın yetelavemun.
MealArdından, birbirlerini kınamaya başladılar:
-
Kalem 68/31
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغٖينَ
OkunuşKalu ya veylena inna kunna tagin.
Meal“Yazıklar olsun bize!” dediler, “Gerçekten biz azmış ve sapmıştık.
-
Kalem 68/32
عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
OkunuşAsa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina ragıbun.
MealBelki rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Biz rabbimizden bunu diliyoruz.”
-
Kalem 68/33
كَذٰلِكَ الْعَذَابُؕ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۘ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَࣖ
OkunuşKezalikel azab, ve le azabul ahıreti ekber, lev kanu ya'lemun.
Mealİşte ceza budur. Âhiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
-
Kalem 68/34
اِنَّ لِلْمُتَّقٖينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعٖيمِ
Okunuşİnne lil muttekine ınde rabbihim cennatin naim.
MealŞüphesiz Allah’a itaatsizlikten sakınanlar için rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır.
-
Kalem 68/35
اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمٖينَ كَالْمُجْرِمٖينَؕ
OkunuşE fe necalul muslimine kel mucrimin.
MealÖyle ya, emrimize boyun eğenleri o günahkârlarla bir mi tutacağız?
-
Kalem 68/36
مَا لَكُمْࣞ كَـيْفَ تَحْكُمُونَۚ
OkunuşMa lekum, keyfe tahkumun.
MealSize ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?
-
Kalem 68/37
اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فٖيهِ تَدْرُسُونَۙ
OkunuşEm lekum kitabun fihi tedrusun.
MealBu ayetin meali 38. ayetle birlikte verilir.
-
Kalem 68/38
اِنَّ لَكُمْ فٖيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ
Okunuşİnne lekum fihi lema tehayyerun.
Meal(37-38) Yoksa elinizde okuduğunuz bir kitap var da orada istediğinizin sizin olacağı mı yazılı?
-
Kalem 68/39
اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ
OkunuşEm lekum eymanun aleyna baligatun ila yevmil kıyameti inne lekum lema tahkumun.
MealYoksa, “Neye hüküm verirseniz o mutlaka sizindir” diye tarafımızdan lehinize verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?
-
Kalem 68/40
سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَعٖيمٌۚۛ
OkunuşSel hum eyyuhum bi zalike zeim.
MealSor onlara: İçlerinden kim buna kefil oluyor?
-
Kalem 68/41
اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِقٖينَ
OkunuşEm lehum şurekau, fel ye'tu bi şurekaihim in kanu sadikin.
MealYoksa onların (kendilerine akıl veren) ortakları mı var? Doğru söylüyorlarsa haydi getirsinler ortaklarını!
-
Kalem 68/42
يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَطٖيعُونَۙ
OkunuşYevme yukşefu an sakın ve yud'avne iles sucudi fe la yestetiun.
MealO büyük korku ve dehşet günü gelip de secdeye çağrıldıklarında bunu yapamazlar;
-
Kalem 68/43
خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌؕ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ
OkunuşHaşiaten ebsaruhum terhekuhum zilleh, ve kad kanu yud'avne iles sucudi ve hum salimun.
MealO sırada gözlerine korku çökmüş, perişan olmuşlardır. Halbuki onlar, yapabilecek durumda iken de secdeye çağrılmışlardı.
-
Kalem 68/44
فَذَرْنٖي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖيثِؕ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ
OkunuşFe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.
MealSen bu sözü yalan sayanı bana bırak! Biz onları, bilemeyecekleri bir şekilde yavaş yavaş azaba doğru çekeceğiz.
-
Kalem 68/45
وَاُمْلٖي لَهُمْؕ اِنَّ كَيْدٖي مَتٖينٌ
OkunuşVe umli lehum, inne keydi metin.
MealOnlara mühlet veriyorum; ama benim planım çok sağlamdır!
-
Kalem 68/46
اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْراً فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ
OkunuşEm tes'eluhum ecren fe hum min magremin muskalun.
MealYoksa, sanki sen onlardan bir ücret istiyorsun da bunun ağırlığı altında kalmaktan mı çekiniyorlar?
-
Kalem 68/47
اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ
OkunuşEm inde humul gaybu fehum yektubun.
MealYahut gayb bilgisine sahipler de oradan mı alıp yazıyorlar?
-
Kalem 68/48
فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۘ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌؕ
OkunuşFasbir li hukmi rabbike ve la tekun ke sahıbil hut, iz nada ve huve mekzum.
MealSen rabbinin hükmüne sabret; balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma. Hani o, öfkeli bir halde bağırıp çağırmıştı.
-
Kalem 68/49
لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّهٖ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ
OkunuşLevla en tedarekehu ni'metun min rabbihi le nubize bil arai ve huve mezmum.
MealRabbinin lutfu imdadına yetişmeseydi o mutlaka kınanmayı hak etmiş olarak ıssız bir sahaya atılacaktı.
-
Kalem 68/50
فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحٖينَ
OkunuşFectebahu rabbuhu fe cealehu mines salihin.
MealFakat rabbi onu seçip sâlihlerden eyledi.
-
Kalem 68/51
وَاِنْ يَكَادُ الَّذٖينَ كَـفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّ كْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۘ
OkunuşVe in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun.
MealO inkârcılar Kur’an’ı işittikleri zaman, seni gözleriyle devireceklermiş gibi bakar, “Şüphe yok o bir delidir” derler.
-
Kalem 68/52
وَمَا هُوَ اِلَّا ذِ كْرٌ لِلْعَالَمٖينَ
OkunuşVe ma huve illa zikrun lil alemin.
MealOysa Kur’an, âlemler için öğütten başka bir şey değildir.
Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).
Kalem suresi hakkında sık sorulanlar
Kalem suresi kaç ayettir?
Kalem suresi 52 ayettir.
Kalem suresi kaçıncı sayfada?
Kalem, Kur'an-ı Kerim'in 68. suresidir. Diyanet mushafında 29. cüzde yer alır; 564. sayfada başlar, 566. sayfada biter.
Kalem suresi Mekkî mi, Medenî mi?
Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Kalem suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.