İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

68. sure · Kur'an-ı Kerim

Kalem Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Kalem, Kur'an-ı Kerim'in 68. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 52 ayettir. Diyanet mushafında 29. cüzde , 564. sayfada başlar, 566. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 68. sure
  • Mekkî
  • 52 ayet
  • 29. cüz · sayfa 564–566

Kalem suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Kalem 68/1

    نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ

    Okunuş

    Nun vel kalemi ve ma yesturun.

    Meal

    Bu ayetin meali 2. ayetle birlikte verilir.

  2. Kalem 68/2

    مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ

    Okunuş

    Ma ente bi ni'meti rabbike bi mecnun.

    Meal

    (1-2) Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun ki sen -rabbinin lutfu sayesinde- asla deli değilsin.

  3. Kalem 68/3

    وَاِنَّ لَكَ لَاَجْراً غَيْرَ مَمْنُونٍۚ

    Okunuş

    Ve inne leke le ecren gayre memnun.

    Meal

    Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir ödül vardır.

  4. Kalem 68/4

    وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظٖيمٍ

    Okunuş

    Ve inneke le ala hulukın azim.

    Meal

    Sen elbette üstün bir ahlâka sahipsin.

  5. Kalem 68/5

    فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ

    Okunuş

    Fe se tubsıru ve yubsırun.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  6. Kalem 68/6

    بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ

    Okunuş

    Bi eyyikumul meftun.

    Meal

    (5-6) Aranızdan hanginizin aklı bozuk olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

  7. Kalem 68/7

    اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدٖينَ

    Okunuş

    İnne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bil muhtedin.

    Meal

    Doğrusu, yolundan sapan kimseyi en iyi bilen rabbindir; hidayete erenleri de en iyi bilen O’dur.

  8. Kalem 68/8

    فَلَا تُطِـعِ الْمُكَذِّبٖينَ

    Okunuş

    Fe la tutııl mukezzibin.

    Meal

    Şu halde seni yalancılıkla itham edenlere boyun eğme!

  9. Kalem 68/9

    وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

    Okunuş

    Veddu lev tudhinu fe yudhinun.

    Meal

    İstedikleri şudur: Sen tâviz veresin ki, onlar da tâviz versinler.

  10. Kalem 68/10

    وَلَا تُطِـعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهٖينٍۙ

    Okunuş

    Ve la tutı' kulle hallafin mehin.

    Meal

    Bu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.

  11. Kalem 68/11

    هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَمٖيمٍۙ

    Okunuş

    Hemmazin meşşain bi nemim.

    Meal

    Bu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.

  12. Kalem 68/12

    مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَثٖيمٍۙ

    Okunuş

    Mennaın lil hayri mu'tedin esim.

    Meal

    Bu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.

  13. Kalem 68/13

    عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَنٖيمٍۙ

    Okunuş

    Utullin ba'de zalike zenim.

    Meal

    Bu ayetin meali 14. ayetle birlikte verilir.

  14. Kalem 68/14

    اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنٖينَؕ

    Okunuş

    En kane za malin ve benin.

    Meal

    (10-14) Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.

  15. Kalem 68/15

    اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖيرُ الْاَوَّلٖينَ

    Okunuş

    İza tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelin.

    Meal

    Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.

  16. Kalem 68/16

    سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ

    Okunuş

    Se nesimuhu alel hurtum.

    Meal

    Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız!

  17. Kalem 68/17

    اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحٖينَۙ

    Okunuş

    İnna belevnahum ke ma belevna ashabel cenneh, iz aksemule yasri munneha musbihin.

    Meal

    Bu ayetin meali 18. ayetle birlikte verilir.

  18. Kalem 68/18

    وَلَا يَسْتَثْنُونَ

    Okunuş

    Ve la yestesnun.

    Meal

    (17-18) Biz, vaktiyle şu bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ verdik. Hani bahçe sahipleri, (“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın sabah erkenden bahçenin mahsulünü kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi.

  19. Kalem 68/19

    فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ

    Okunuş

    Fe tafe aleyha taifun min rabbike ve hum naimun.

    Meal

    Bu ayetin meali 20. ayetle birlikte verilir.

  20. Kalem 68/20

    فَاَصْبَحَتْ كَالصَّرٖيمِ

    Okunuş

    Fe asbahat kes sarim.

    Meal

    (19-20) Fakat onlar uykudayken rabbin tarafından gelen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi de bahçe kesilip kurumuş gibi oldu.

  21. Kalem 68/21

    فَتَنَادَوْا مُصْبِحٖينَۙ

    Okunuş

    Fe tenadev musbihin.

    Meal

    Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler:

  22. Kalem 68/22

    اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِمٖينَ

    Okunuş

    Enıgdu ala harsikum in kuntum sarımin.

    Meal

    “Eğer devşirecekseniz erkenden tarlanızın başına gidin!”

  23. Kalem 68/23

    فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ

    Okunuş

    Fentaleku ve hum yetehafetun.

    Meal

    Derken yola koyuldular. Birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı:

  24. Kalem 68/24

    اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْكٖينٌ

    Okunuş

    En la yedhulennehel yevme aleykum miskin.

    Meal

    “Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın!”

  25. Kalem 68/25

    وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِرٖينَ

    Okunuş

    Ve gadev ala hardin kadirin.

    Meal

    Amaçlarını, planladıkları gibi gerçekleştirmek üzere erkenden yola düşüp gittiler.

  26. Kalem 68/26

    فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ

    Okunuş

    Fe lemma reevha kalu inna le dallun.

    Meal

    Bu ayetin meali 27. ayetle birlikte verilir.

  27. Kalem 68/27

    بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    Okunuş

    Bel nahnu mahrumun.

    Meal

    (26-27) Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.

  28. Kalem 68/28

    قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

    Okunuş

    Kale evsatuhum e lem ekul lekum levla tusebbihun.

    Meal

    İçlerinden aklı başında olan biri şöyle dedi: “Ben size, ‘Allah’ın yüceliğini dile getirmelisiniz’ dememiş miydim?”

  29. Kalem 68/29

    قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖينَ

    Okunuş

    Kalu subhane rabbina inna kunna zalimin.

    Meal

    Şöyle cevap verdiler: “Rabbimizin şanı yücedir; doğrusu biz haksızlık etmişiz.”

  30. Kalem 68/30

    فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ

    Okunuş

    Fe akbele ba'duhum ala ba'dın yetelavemun.

    Meal

    Ardından, birbirlerini kınamaya başladılar:

  31. Kalem 68/31

    قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغٖينَ

    Okunuş

    Kalu ya veylena inna kunna tagin.

    Meal

    “Yazıklar olsun bize!” dediler, “Gerçekten biz azmış ve sapmıştık.

  32. Kalem 68/32

    عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ

    Okunuş

    Asa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina ragıbun.

    Meal

    Belki rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Biz rabbimizden bunu ­diliyoruz.”

  33. Kalem 68/33

    كَذٰلِكَ الْعَذَابُؕ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۘ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَࣖ

    Okunuş

    Kezalikel azab, ve le azabul ahıreti ekber, lev kanu ya'lemun.

    Meal

    İşte ceza budur. Âhiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

  34. Kalem 68/34

    اِنَّ لِلْمُتَّقٖينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعٖيمِ

    Okunuş

    İnne lil muttekine ınde rabbihim cennatin naim.

    Meal

    Şüphesiz Allah’a itaatsizlikten sakınanlar için rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır.

  35. Kalem 68/35

    اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمٖينَ كَالْمُجْرِمٖينَؕ

    Okunuş

    E fe necalul muslimine kel mucrimin.

    Meal

    Öyle ya, emrimize boyun eğenleri o günahkârlarla bir mi tutacağız?

  36. Kalem 68/36

    مَا لَكُمْࣞ كَـيْفَ تَحْكُمُونَۚ

    Okunuş

    Ma lekum, keyfe tahkumun.

    Meal

    Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?

  37. Kalem 68/37

    اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فٖيهِ تَدْرُسُونَۙ

    Okunuş

    Em lekum kitabun fihi tedrusun.

    Meal

    Bu ayetin meali 38. ayetle birlikte verilir.

  38. Kalem 68/38

    اِنَّ لَكُمْ فٖيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ

    Okunuş

    İnne lekum fihi lema tehayyerun.

    Meal

    (37-38) Yoksa elinizde okuduğunuz bir kitap var da orada istediğinizin sizin olacağı mı yazılı?

  39. Kalem 68/39

    اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ

    Okunuş

    Em lekum eymanun aleyna baligatun ila yevmil kıyameti inne lekum lema tahkumun.

    Meal

    Yoksa, “Neye hüküm verirseniz o mutlaka sizindir” diye tarafımızdan lehinize verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

  40. Kalem 68/40

    سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَعٖيمٌۚۛ

    Okunuş

    Sel hum eyyuhum bi zalike zeim.

    Meal

    Sor onlara: İçlerinden kim buna kefil oluyor?

  41. Kalem 68/41

    اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِقٖينَ

    Okunuş

    Em lehum şurekau, fel ye'tu bi şurekaihim in kanu sadikin.

    Meal

    Yoksa onların (kendilerine akıl veren) ortakları mı var? Doğru söylüyorlarsa haydi getirsinler ortaklarını!

  42. Kalem 68/42

    يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَطٖيعُونَۙ

    Okunuş

    Yevme yukşefu an sakın ve yud'avne iles sucudi fe la yestetiun.

    Meal

    O büyük korku ve dehşet günü gelip de secdeye çağrıldıklarında bunu yapamazlar;

  43. Kalem 68/43

    خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌؕ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ

    Okunuş

    Haşiaten ebsaruhum terhekuhum zilleh, ve kad kanu yud'avne iles sucudi ve hum salimun.

    Meal

    O sırada gözlerine korku çökmüş, perişan olmuşlardır. Halbuki onlar, yapabilecek durumda iken de secdeye çağrılmışlardı.

  44. Kalem 68/44

    فَذَرْنٖي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖيثِؕ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ

    Okunuş

    Fe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.

    Meal

    Sen bu sözü yalan sayanı bana bırak! Biz onları, bilemeyecekleri bir şekilde yavaş yavaş azaba doğru çekeceğiz.

  45. Kalem 68/45

    وَاُمْلٖي لَهُمْؕ اِنَّ كَيْدٖي مَتٖينٌ

    Okunuş

    Ve umli lehum, inne keydi metin.

    Meal

    Onlara mühlet veriyorum; ama benim planım çok sağlamdır!

  46. Kalem 68/46

    اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْراً فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ

    Okunuş

    Em tes'eluhum ecren fe hum min magremin muskalun.

    Meal

    Yoksa, sanki sen onlardan bir ücret istiyorsun da bunun ağırlığı altında kalmaktan mı çekiniyorlar?

  47. Kalem 68/47

    اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    Okunuş

    Em inde humul gaybu fehum yektubun.

    Meal

    Yahut gayb bilgisine sahipler de oradan mı alıp yazıyorlar?

  48. Kalem 68/48

    فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۘ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌؕ

    Okunuş

    Fasbir li hukmi rabbike ve la tekun ke sahıbil hut, iz nada ve huve mekzum.

    Meal

    Sen rabbinin hükmüne sabret; balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma. Hani o, öfkeli bir halde bağırıp çağırmıştı.

  49. Kalem 68/49

    لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّهٖ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

    Okunuş

    Levla en tedarekehu ni'metun min rabbihi le nubize bil arai ve huve mezmum.

    Meal

    Rabbinin lutfu imdadına yetişmeseydi o mutlaka kınanmayı hak etmiş olarak ıssız bir sahaya atılacaktı.

  50. Kalem 68/50

    فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحٖينَ

    Okunuş

    Fectebahu rabbuhu fe cealehu mines salihin.

    Meal

    Fakat rabbi onu seçip sâlihlerden eyledi.

  51. Kalem 68/51

    وَاِنْ يَكَادُ الَّذٖينَ كَـفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّ كْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۘ

    Okunuş

    Ve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun.

    Meal

    O inkârcılar Kur’an’ı işittikleri zaman, seni gözleriyle devireceklermiş gibi bakar, “Şüphe yok o bir delidir” derler.

  52. Kalem 68/52

    وَمَا هُوَ اِلَّا ذِ كْرٌ لِلْعَالَمٖينَ

    Okunuş

    Ve ma huve illa zikrun lil alemin.

    Meal

    Oysa Kur’an, âlemler için öğütten başka bir şey değildir.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Kalem suresi hakkında sık sorulanlar

Kalem suresi kaç ayettir?

Kalem suresi 52 ayettir.

Kalem suresi kaçıncı sayfada?

Kalem, Kur'an-ı Kerim'in 68. suresidir. Diyanet mushafında 29. cüzde yer alır; 564. sayfada başlar, 566. sayfada biter.

Kalem suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Kalem suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Kalem suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar