İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

15. sure · Kur'an-ı Kerim

Hicr Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Hicr, Kur'an-ı Kerim'in 15. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 99 ayettir. Diyanet mushafında 14. cüzde , 262. sayfada başlar, 267. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 15. sure
  • Mekkî
  • 99 ayet
  • 14. cüz · sayfa 262–267

Hicr suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Hicr 15/1

    الٓـرٰࣞ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُبٖينٍ

    Okunuş

    Elif lam ra tilke ayatul kitabi ve kur'anin mubin.

    Meal

    Elif-lâm-râ. Bunlar kitabın, apaçık Kur’an’ın âyetleridir.

  2. Hicr 15/2

    رُبَمَا يَوَدُّ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمٖينَ

    Okunuş

    Rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin.

    Meal

    Zaman olacak, inkâr edenler, “Keşke müslüman olsaydık!” diye hayıflanacaklar.

  3. Hicr 15/3

    ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    Okunuş

    Zerhum ye'kulu ve yetemetteu ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemun.

    Meal

    Bırak onları; yesinler, yararlansınlar, boş ümit oyalasın onları; yakında bilecekler!

  4. Hicr 15/4

    وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ

    Okunuş

    Ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum.

    Meal

    Biz hiçbir toplumu, kendilerine gönderilmiş belli bir kitap olmadan helâk etmedik.

  5. Hicr 15/5

    مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ

    Okunuş

    Ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hırun.

    Meal

    Hiçbir ümmet kendi ecelini ne öne alabilir ne de erteleyebilir.

  6. Hicr 15/6

    وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذٖي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّ كْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌؕ

    Okunuş

    Ve kalu ya eyyuhellezi nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun.

    Meal

    Dediler ki: “Ey kendisine vahiy gelen adam! Sen kesinlikle cinlere kapılmış birisin!”

  7. Hicr 15/7

    لَوْ مَا تَأْتٖينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖينَ

    Okunuş

    Lev ma te'tina bil melaiketi in kunte minas sadıkin.

    Meal

    “Doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirseydin ya!”

  8. Hicr 15/8

    مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذاً مُنْظَرٖينَ

    Okunuş

    Ma nunezzilul melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izen munzarin.

    Meal

    Biz melekleri ancak açık gerçekle indiririz, o zaman da onlara artık süre tanınmaz.

  9. Hicr 15/9

    اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

    Okunuş

    İnna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizun.

    Meal

    Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz.

  10. Hicr 15/10

    وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ فٖي شِيَعِ الْاَوَّلٖينَ

    Okunuş

    Ve le kad erselna min kablike fi şiyaıl evvelin.

    Meal

    Andolsun senden önce de eski topluluklar arasından elçiler göndermiştik.

  11. Hicr 15/11

    وَمَا يَأْتٖيهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِهٖ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

    Okunuş

    Ve ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun.

    Meal

    Onlara bir peygamber geldiğinde muhakkak onunla alay ederlerdi.

  12. Hicr 15/12

    كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ فٖي قُلُوبِ الْمُجْرِمٖينَۙ

    Okunuş

    Kezalike neslukuhu fi kulubil mucrimin.

    Meal

    Bu ayetin meali 13. ayetle birlikte verilir.

  13. Hicr 15/13

    لَا يُؤْمِنُونَ بِهٖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْاَوَّلٖينَ

    Okunuş

    La yu'minune bihi ve kad halet sunnetul evvelin.

    Meal

    (12-13) İşte onu (Kur’an’ı) inkârcıların kalplerine, inanmadıkları halde böyle yerleştiririz. Nitekim daha öncekilere de bu ilâhî kanun uygulanmıştır.

  14. Hicr 15/14

    وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَاباً مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا فٖيهِ يَعْرُجُونَۙ

    Okunuş

    Ve lev fetahna aleyhim baben mines semai fe zallu fihi ya'rucun.

    Meal

    Bu ayetin meali 15. ayetle birlikte verilir.

  15. Hicr 15/15

    لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَࣖ

    Okunuş

    Le kalu innema sukkiret ebsaruna bel nahnu kavmun meshurun.

    Meal

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de “Herhalde gözlerimiz perdelendi, hatta bize büyü yapılmış olmalı!” derler.

  16. Hicr 15/16

    وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجاً وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرٖينَۙ

    Okunuş

    Ve le kad cealna fis semai burucen ve zeyyennaha lin nazırin.

    Meal

    Andolsun biz gökte yıldız kümeleri oluşturduk ve seyredenler için ona güzel bir görünüm verdik.

  17. Hicr 15/17

    وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَجٖيمٍۙ

    Okunuş

    Ve hafıznaha min kulli şeytanin recim.

    Meal

    Onları her kovulmuş şeytana karşı koruduk.

  18. Hicr 15/18

    اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُبٖينٌ

    Okunuş

    İlla menisterakas sem'a fe etbeahu şihabun mubin.

    Meal

    Ancak kulak hırsızlığı yapmaya kalkışan olursa onu da parlak bir ışık kovalar.

  19. Hicr 15/19

    وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا فٖيهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا فٖيهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ

    Okunuş

    Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun.

    Meal

    Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar yerleştirdik, orada ölçüleri belli her türden ürünler bitirdik.

  20. Hicr 15/20

    وَجَعَلْنَا لَكُمْ فٖيهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِقٖينَ

    Okunuş

    Ve cealna lekum fiha meayişe ve men lestum lehu bi razıkin.

    Meal

    Yine orada hem sizin için hem de rızkı size borç olmayanlar için uygun geçim şartları yarattık.

  21. Hicr 15/21

    وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُؗ وَمَا نُنَزِّلُـهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ

    Okunuş

    Ve in min şey'in illa indena hazainuhu ve ma nunezziluhu illa bi kaderin ma'lum.

    Meal

    Her şeyin hazineleri sadece bizim katımızdadır ve biz oradan indirdiğimizi belirli bir ölçüye göre indiririz.

  22. Hicr 15/22

    وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِـحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِنٖينَ

    Okunuş

    Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakumuh, ve ma entum lehu bi hazinin.

    Meal

    Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip onunla sizin su ihtiyacınızı karşıladık. Onu depolayan siz değildiniz.

  23. Hicr 15/23

    وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْـيٖ وَنُمٖيتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ

    Okunuş

    Ve inna le nahnu nuhyi ve numitu ve nahnul varisun.

    Meal

    Kuşkusuz hayat veren de öldüren de biziz; her şeyin son sahibi de biz oluruz.

  24. Hicr 15/24

    وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمٖينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِرٖينَ

    Okunuş

    Ve le kad alimnel mustakdimine minkum ve le kad alimnel muste'hırin.

    Meal

    Andolsun biz, içinizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanları da muhakkak biliriz.

  25. Hicr 15/25

    وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْؕ اِنَّهُ حَكٖيمٌ عَلٖيمٌࣖ

    Okunuş

    Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakimun alim.

    Meal

    Ve senin rabbin, onları kıyamette toplayıp bir araya getirecektir. O, hakîmdir, alîmdir.

  26. Hicr 15/26

    وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ۬ مَسْنُونٍۚ

    Okunuş

    Ve le kad halaknel insane min salsalin min hamein mesnun.

    Meal

    Andolsun biz insanı şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattık.

  27. Hicr 15/27

    وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ

    Okunuş

    Vel canne halaknahu min kablu min naris semum.

    Meal

    Cin türüne gelince daha önce onu da kavurucu ateşten yaratmıştık.

  28. Hicr 15/28

    وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖي خَالِقٌ بَشَراً مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ۬ مَسْنُونٍ

    Okunuş

    Ve iz kale rabbuke lil melaiketi inni halikun beşeren min salsalin min hamein mesnun.

    Meal

    Hani rabbin meleklere demişti ki: “Ben şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan bir insan yaratacağım” demişti.

  29. Hicr 15/29

    فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ

    Okunuş

    Fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fekau lehu sacidin.

    Meal

    “Onun şeklini tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim vakit siz de hemen onun için secdeye kapanın.”

  30. Hicr 15/30

    فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

    Okunuş

    Fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun.

    Meal

    Bunun üzerine meleklerin hepsi secde ettiler.

  31. Hicr 15/31

    اِلَّٓا اِبْلٖيسَؕ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ

    Okunuş

    İlla iblis, eba en yekune meas sacidin.

    Meal

    Yalnız İblîs hariç; o, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

  32. Hicr 15/32

    قَالَ يَٓا اِبْلٖيسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ

    Okunuş

    Kale ya iblisu ma leke ella tekune meas sacidin.

    Meal

    Allah, “Ey İblîs! Secde edenlerle birlikte hareket etmeyişinin sebebi nedir?” diye sordu.

  33. Hicr 15/33

    قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ۬ مَسْنُونٍ

    Okunuş

    Kale lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsalin min hamein mesnun.

    Meal

    Dedi ki: “Ben, şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattığın bir insana asla secde etmem!”

  34. Hicr 15/34

    قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجٖيمٌ

    Okunuş

    Kale fahruc minha fe inneke recim.

    Meal

    Allah, “O halde çık oradan, dedi; artık kovuldun!”

  35. Hicr 15/35

    وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّٖينِ

    Okunuş

    Ve inne aleykel la'nete ila yevmid din.

    Meal

    Kıyamet gününe kadar lânetlenmiş bulunmaktasın!”

  36. Hicr 15/36

    قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    Okunuş

    Kale rabbi fe enzırni ila yevmi yub'asun.

    Meal

    “Rabbim! Öyleyse insanların yeniden diriltileceği güne kadar bana mühlet ver” dedi.

  37. Hicr 15/37

    قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖينَۙ

    Okunuş

    Kale fe inneke minel munzarin.

    Meal

    Bu ayetin meali 38. ayetle birlikte verilir.

  38. Hicr 15/38

    اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ

    Okunuş

    İla yevmil vaktil ma'lum.

    Meal

    (37-38) Allah, “Vakti (katımızda) bilinen bir güne kadar mühlet verilmiş olanlardansın” buyurdu.

  39. Hicr 15/39

    قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَنٖي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَعٖينَۙ

    Okunuş

    Kale rabbi bi ma agveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmein.

    Meal

    Bu ayetin meali 40. ayetle birlikte verilir.

  40. Hicr 15/40

    اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ

    Okunuş

    İlla ıbadeke minhumul muhlasin.

    Meal

    (39-40) İblîs, “Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım.”

  41. Hicr 15/41

    قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقٖيمٌ

    Okunuş

    Kale haza sıratun aleyye mustekim.

    Meal

    Allah da buyurdu ki: “İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu).

  42. Hicr 15/42

    اِنَّ عِبَادٖي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوٖينَ

    Okunuş

    İnne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel gavin.

    Meal

    Şüphesiz, sapmışlardan sana uyacak isyankârlar dışında kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır.”

  43. Hicr 15/43

    وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَعٖينَۙ

    Okunuş

    Ve inne cehenneme le mev'ıduhum ecmain.

    Meal

    “Kuşkusuz cehennem, o sana uyanların tamamının buluşma yeri olacaktır.”

  44. Hicr 15/44

    لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍؕ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌࣖ

    Okunuş

    Leha seb'atu ebvab, likulli babin minhum cuz'un maksum.

    Meal

    Onun yedi kapısı vardır, her kapıdan girmek üzere de onlardan birer grup belirlenmiştir.

  45. Hicr 15/45

    اِنَّ الْمُتَّقٖينَ فٖي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍؕ

    Okunuş

    İnnel muttekine fi cennatin ve uyun.

    Meal

    Allah’a karşı saygısızlıktan sakınanlar mutlaka cennet bahçelerinde ve pınar başlarında olacaklar.

  46. Hicr 15/46

    اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِنٖينَ

    Okunuş

    Udhuluha bi selamin aminin.

    Meal

    “Esenlikle, güvenle girin oraya!” (denecek).

  47. Hicr 15/47

    وَنَزَعْنَا مَا فٖي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَاناً عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِلٖينَ

    Okunuş

    Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin.

    Meal

    Onların gönüllerini düşmanlık duygularından temizledik; artık bir kardeşler topluluğu olarak sedirler üzerinde karşı karşıya oturacaklar.

  48. Hicr 15/48

    لَا يَمَسُّهُمْ فٖيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجٖينَ

    Okunuş

    La yemessuhum fiha nasabun ve ma hum minha bi muhrecin.

    Meal

    Orada hiçbir yorgunlukla karşılaşmayacaklar. Oradan çıkarılmaları da söz konusu olmayacaktır.

  49. Hicr 15/49

    نَبِّئْ عِبَادٖٓي اَنّٖٓي اَنَا الْغَفُورُ الرَّحٖيمُۙ

    Okunuş

    Nebbi' ibadi enni enel gafurur rahim.

    Meal

    Kullarıma benim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu bildir.

  50. Hicr 15/50

    وَاَنَّ عَذَابٖي هُوَ الْعَذَابُ الْاَلٖيمُ

    Okunuş

    Ve enne azabi huvel azabul elim.

    Meal

    Ama azabım da çok elem verici bir azaptır!

  51. Hicr 15/51

    وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰهٖيمَۘ

    Okunuş

    Ve nebbi'hum an dayfi ibrahim.

    Meal

    Onlara İbrâhim’in misafirlerini hatırlat.

  52. Hicr 15/52

    اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًؕ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

    Okunuş

    İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale inna minkum vecilun.

    Meal

    Onun yanına girip selâm vermişler, o da, “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” demişti.

  53. Hicr 15/53

    قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَلٖيمٍ

    Okunuş

    Kalu la tevcel inna nubeşşiruke bi gulamin alim.

    Meal

    “Korkma” dediler, “Biz sana bilgili bir çocuk müjdeliyoruz.”

  54. Hicr 15/54

    قَالَ اَبَشَّرْتُمُونٖي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

    Okunuş

    Kale e beşşertumuni ala en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirun.

    Meal

    İbrâhim, “Üzerime yaşlılık çökmüş olmasına rağmen bana böyle bir müjde getiriyorsunuz öyle mi? Peki (çocuğum olamayacağına göre) bana neyi müjdelemiş oluyorsunuz?” dedi.

  55. Hicr 15/55

    قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِطٖينَ

    Okunuş

    Kalu beşşernake bil hakkı fe la tekun minel kanıtin.

    Meal

    “Sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizliğe kapılanlardan olma!” dediler.

  56. Hicr 15/56

    قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّهٖٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ

    Okunuş

    Kale ve men yaknetu min rahmeti rabbihi illad dallun.

    Meal

    “Haktan sapmış olanlardan başka kim rabbimin rahmetinden ümit keser!” dedi.

  57. Hicr 15/57

    قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

    Okunuş

    Kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun.

    Meal

    “Ey elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.

  58. Hicr 15/58

    قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِمٖينَۙ

    Okunuş

    Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimin.

    Meal

    Dediler ki: “Aslında biz, suçlu bir kavme (ceza vermek için) gönderildik.

  59. Hicr 15/59

    اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍؕ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَعٖينَۙ

    Okunuş

    İlla ale lut, inna le muneccuhum ecma'in.

    Meal

    Yalnız Lût’un ailesine zarar gelmeyecek, onların hepsini kurtaracağız.

  60. Hicr 15/60

    اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرٖينَࣖ

    Okunuş

    İllemre'etehu kadderna inneha le minel gabirin.

    Meal

    Fakat karısı hariç! Biz onun da geride kalanlardan olmasını takdir ettik.”

  61. Hicr 15/61

    فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ

    Okunuş

    Fe lemma cae ale lutınil murselun.

    Meal

    Bu ayetin meali 62. ayetle birlikte verilir.

  62. Hicr 15/62

    قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

    Okunuş

    Kale innekum kavmun munkerun.

    Meal

    (61-62) Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, “Bilinmedik tanınmadık kimselersiniz” dedi.

  63. Hicr 15/63

    قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا فٖيهِ يَمْتَرُونَ

    Okunuş

    Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.

    Meal

    “Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.

  64. Hicr 15/64

    وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

    Okunuş

    Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun.

    Meal

    Sana, gerçeği getirdik. Biz muhakkak doğru söylüyoruz.”

  65. Hicr 15/65

    فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

    Okunuş

    Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun.

    Meal

    “Hemen gecenin bir vaktinde ailenin hızla yola koyulmasını sağla! Sen de arkalarından git! Hiçbiriniz arkasına dönüp bakmasın! Size emredilen yere doğru gidin!”

  66. Hicr 15/66

    وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِحٖينَ

    Okunuş

    Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin.

    Meal

    Lût’a şu hükmü bildirdik: “Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!”

  67. Hicr 15/67

    وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَدٖينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

    Okunuş

    Ve cae ehlul medineti yestebşirun.

    Meal

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

  68. Hicr 15/68

    قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْفٖي فَلَا تَفْضَحُونِۙ

    Okunuş

    Kale inne haulai dayfi fe la tefdahun.

    Meal

    Lût, “Bunlar benim misafirlerim, sakın beni utandıracak bir şey yapmayın?” dedi;

  69. Hicr 15/69

    وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ

    Okunuş

    Vettekullahe ve la tuhzun.

    Meal

    “Allah’tan korkun, beni rezil etmeyin!”

  70. Hicr 15/70

    قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمٖينَ

    Okunuş

    Kalu e ve lem nenheke anil alemin.

    Meal

    “Seni el âlemi korumaktan menetmedik mi?” dediler.

  71. Hicr 15/71

    قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَاتٖٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِلٖينَؕ

    Okunuş

    Kale haulai benati in kuntum failin.

    Meal

    Lût, “İşte kadınlar, benim kızlarım, (nikâh) yaparsanız” dedi.

  72. Hicr 15/72

    لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَفٖي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Okunuş

    Le amruke innehum le fi sekretihim ya'mehun.

    Meal

    (Ey resulüm!) Hayatına yemin olsun ki onlar, sarhoş (sersem) halleriyle saçmalayıp duruyorlardı.

  73. Hicr 15/73

    فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِقٖينَۙ

    Okunuş

    Fe ehazethumus sayhatu muşrikin.

    Meal

    Nihayet ortalık aydınlanırken korkunç ses onları yakalayıverdi!

  74. Hicr 15/74

    فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّٖيلٍؕ

    Okunuş

    Fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil.

    Meal

    Ardından yurtlarının altını üstüne getirdik, üzerlerine taşlaşmış çamur yağdırdık!

  75. Hicr 15/75

    اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمٖينَ

    Okunuş

    İnne fi zalike le ayatin lil mutevessimin .

    Meal

    İşte bunda ibret alacak olanlar için dersler vardır.

  76. Hicr 15/76

    وَاِنَّهَا لَبِسَبٖيلٍ مُقٖيمٍ

    Okunuş

    Ve inneha le bi sebilin mukim.

    Meal

    Bakın, o harabeler bir yol üzerinde hâlâ duruyor.

  77. Hicr 15/77

    اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِنٖينَؕ

    Okunuş

    İnne fi zalike le ayeten lil mu'minin.

    Meal

    Onda da inananlar için bir ders vardır.

  78. Hicr 15/78

    وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِمٖينَۙ

    Okunuş

    Ve in kane ashabul eyketi le zalimin .

    Meal

    Eyke halkı da gerçekten bir zalimler topluluğu idi.

  79. Hicr 15/79

    فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۘ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُبٖينٍؕࣖ

    Okunuş

    Fentekamna minhum, ve innehuma le bi imamin mubin.

    Meal

    Biz onların da cezasını verdik. Bu iki şehir açıkça bilinen bir yol üzerindedir.

  80. Hicr 15/80

    وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَلٖينَۙ

    Okunuş

    Ve le kad kezzebe ashabul hıcril murselin.

    Meal

    Kuşkusuz Hicr halkı da peygamberleri yalancılıkla suçladılar.

  81. Hicr 15/81

    وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِضٖينَۙ

    Okunuş

    Ve ateynahum ayatina fe kanu anha mu'rıdin.

    Meal

    Oysa onlara âyetlerimizi de gönderdik, fakat bunlara sırt çevirdiler.

  82. Hicr 15/82

    وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً اٰمِنٖينَ

    Okunuş

    Ve kanu yanhıtune minel cibali buyuten aminin.

    Meal

    Onlar, güvende olmak üzere dağları oyarak barınaklar yaparlardı.

  83. Hicr 15/83

    فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحٖينَۙ

    Okunuş

    Fe ehazethumus sayhatu musbıhin.

    Meal

    Ama sonunda sabaha girerlerken korkunç ses onları da yakaladı!

  84. Hicr 15/84

    فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَؕ

    Okunuş

    Fe ma agna anhum ma kanu yeksibun.

    Meal

    Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.

  85. Hicr 15/85

    وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّؕ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمٖيلَ

    Okunuş

    Ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma illa bil hakk, ve innes saate le atiyetun fasfehıs safhal cemil.

    Meal

    Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları ancak ve ancak hak ve adalet temelinde yarattık. Kıyamet de mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel olan hoşgörü yolunu tut.

  86. Hicr 15/86

    اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلٖيمُ

    Okunuş

    İnne rabbeke huvel hallakul alim.

    Meal

    İyi bilesin ki rabbin, evet O, muhakkak sûrette eşsiz yaratıcıdır, her şeyi bilmektedir.

  87. Hicr 15/87

    وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَانٖي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظٖيمَ

    Okunuş

    Ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azim.

    Meal

    Kuşkusuz sana tekrar tekrar okunandan (âyetlerden) yedisini ve yüce Kur’an’ı verdik.

  88. Hicr 15/88

    لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِهٖٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنٖينَ

    Okunuş

    La temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mu'minin.

    Meal

    Sakın ola ki, onlardan bazı gruplara verdiğimiz geçici dünya nimetine göz dikmeyesin! Onlardan yana üzülme, müminlere karşı da alçakgönüllü ol!

  89. Hicr 15/89

    وَقُلْ اِنّٖٓي اَنَا النَّذٖيرُ الْمُبٖينُۚ

    Okunuş

    Ve kul inni enen nezirul mubin.

    Meal

    “Kuşkusuz ben apaçık bir uyarıcıyım” de.

  90. Hicr 15/90

    كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمٖينَۙ

    Okunuş

    Ke ma enzelna alel muktesimin.

    Meal

    Nitekim biz, bölüp parçalayanları cezalandırdık.

  91. Hicr 15/91

    اَلَّذٖينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِضٖينَ

    Okunuş

    Ellezine cealul kur'ane ıdin.

    Meal

    Kur’an’ı parçalara ayıranlar yok mu;

  92. Hicr 15/92

    فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَعٖينَۙ

    Okunuş

    Fe ve rabbike le nes'elennehum ecmain.

    Meal

    Bu ayetin meali 93. ayetle birlikte verilir.

  93. Hicr 15/93

    عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Amma kanu ya'melun.

    Meal

    (92-93) Rabbine andolsun ki yaptıklarından dolayı muhakkak surette onların hepsini sorguya çekeceğiz!

  94. Hicr 15/94

    فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِكٖينَ

    Okunuş

    Fasda' bi ma tu'meru ve a'rıd anil muşrikin.

    Meal

    Sen, sana buyurulanı açıkça duyur, müşriklere aldırış etme!

  95. Hicr 15/95

    اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِءٖينَۙ

    Okunuş

    İnna kefeynakel mustehziin.

    Meal

    Bu ayetin meali 96. ayetle birlikte verilir.

  96. Hicr 15/96

    اَلَّذٖينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    Okunuş

    Ellezine yec'alune meallahi ilahen ahar, fe sevfe ya'lemun.

    Meal

    (95-96) Allah’ın yanında başka bir tanrı daha edinen o alaycılara karşı biz senin yanındayız. Onlar ileride anlayacaklar!

  97. Hicr 15/97

    وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَضٖيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ

    Okunuş

    Ve le kad na'lemu enneke yadiku sadruke bi ma yekulun.

    Meal

    Söyledikleri yüzünden canının sıkıldığını muhakkak ki biliyoruz.

  98. Hicr 15/98

    فَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِدٖينَۙ

    Okunuş

    Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin.

    Meal

    Ama sen rabbini hamd ile tesbih et, secde edenlerden ol!

  99. Hicr 15/99

    وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَقٖينُ

    Okunuş

    Va'bud rabbeke hatta ye'tiyekel yakin.

    Meal

    Kesin olan şey gelinceye kadar rabbine kulluk et.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Hicr suresi hakkında sık sorulanlar

Hicr suresi kaç ayettir?

Hicr suresi 99 ayettir.

Hicr suresi kaçıncı sayfada?

Hicr, Kur'an-ı Kerim'in 15. suresidir. Diyanet mushafında 14. cüzde yer alır; 262. sayfada başlar, 267. sayfada biter.

Hicr suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Hicr suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Hicr suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar