İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

32. sure · Kur'an-ı Kerim

Secde Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Secde, Kur'an-ı Kerim'in 32. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 30 ayettir. Diyanet mushafında 21. cüzde , 415. sayfada başlar, 417. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 32. sure
  • Mekkî
  • 30 ayet
  • 21. cüz · sayfa 415–417

Secde suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Secde 32/1

    الٓـمٓࣞ

    Okunuş

    Elif lam mim.

    Meal

    Elif-lâm-mîm.

  2. Secde 32/2

    تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ فٖيهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖينَؕ

    Okunuş

    Tenzilul kitabi la reybe fihi min rabbil alemin.

    Meal

    Bu kitabın, âlemlerin rabbi tarafından indirildiğinde asla kuşku yoktur.

  3. Secde 32/3

    اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذٖيرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    Okunuş

    Em yekulunefterah, bel huvel hakku min rabbike li tunzire kavmen ma etahum min nezirin min kablike leallehum yehtedun.

    Meal

    Buna rağmen “Onu (Muhammed) kendisi uydurdu” diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için rabbin tarafından gönderilen hak kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.

  4. Secde 32/4

    اَللّٰهُ الَّذٖي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فٖي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِؕ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِهٖ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَفٖيعٍؕ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

    Okunuş

    Allahullezi halakas semavati vel arda ve ma beynehuma fi sitteti eyyamin summesteva alel arş, ma lekum min dunihi min veliyyin ve la şefii, e fe la tetezekkerun.

    Meal

    Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden Allah’tır. O’nsuz size ne bir dost ne bir şefaatçi bulunur. Hâlâ düşünüp ders almaz mısınız?

  5. Secde 32/5

    يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ فٖي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ

    Okunuş

    Yudebbirul emre mines semai ilel ardı summe ya'rucu ileyhi fi yevmin kane mıkdaruhu elfe senetin mimma teuddun.

    Meal

    O gökten yere her işi düzenleyip yönetir. Sonra bütün işler sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde O’nun katına çıkar.

  6. Secde 32/6

    ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزٖيزُ الرَّحٖيمُۙ

    Okunuş

    Zalike alimul gaybi veş şehadetil azizur rahim.

    Meal

    İşte O, duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilmektedir, izzeti sınırsız, rahmeti boldur.

  7. Secde 32/7

    اَلَّـذٖٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ طٖينٍۚ

    Okunuş

    Ellezi ahsene kulle şey'in halakahu ve bedee halkal insani min tin.

    Meal

    O yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.

  8. Secde 32/8

    ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَهٖينٍۚ

    Okunuş

    Summe ceale neslehu min sulaletin min main mehin.

    Meal

    Sonra onun neslini önemsenmeyen bir suyun özünden yaratıp sürdürmüştür.

  9. Secde 32/9

    ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ فٖيهِ مِنْ رُوحِهٖ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَؕ قَلٖيلاً مَا تَشْكُرُونَ

    Okunuş

    Summe sevvahu ve nefeha fihi min ruhihi ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.

    Meal

    Sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

  10. Secde 32/10

    وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفٖي خَلْقٍ جَدٖيدٍؕ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ

    Okunuş

    Ve kalu e iza dalelna fil ardı e inna le fi halkın cedid, bel hum bi likai rabbihim kafirun.

    Meal

    İnkârcılar şöyle derler: “Toprakta kaybolup gittiğimizde biz yeniden mi yaratılacakmışız?” Gerçek şu ki, onlar rablerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr etmektedirler.

  11. Secde 32/11

    قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذٖي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَࣖ

    Okunuş

    Kul yeteveffakum melekul mevtillezi vukkile bikum summe ila rabbikum turceun.

    Meal

    De ki: “Sizin için görevlendirilmiş bulunan ölüm meleği canınızı alacak, sonra rabbinize döndürüleceksiniz.”

  12. Secde 32/12

    وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ ؕرَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ

    Okunuş

    Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.

    Meal

    O günahkârları rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde şöyle derlerken bir görsen: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de rızâna uygun işler yapalım, artık kesin olarak inandık!”

  13. Secde 32/13

    وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰيهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّٖي لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖينَ

    Okunuş

    Ve lev şi'na le ateyna kulle nefsin hudaha ve lakin hakkal kavlu minni le emleenne cehenneme minel cinneti ven nasi ecmain.

    Meal

    Dileseydik elbette herkesin doğru yolda yürümesini sağlardık. Fakat şu sözüm mutlaka gerçekleşecek: Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım!

  14. Secde 32/14

    فَذُوقُوا بِمَا نَسٖيتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَسٖينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Fe zuku bi ma nesitum likae yevmikum haza, inna nesinakum ve zuku azabel huldi bi ma kuntum ta'melun.

    Meal

    (Onlara denecek ki:) “Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanız sebebiyle cezayı tadın bakalım! İşte şimdi biz de sizi unuttuk; haydi yaptıklarınızın bedeli olarak ebedî azabı tadın şimdi!”

  15. Secde 32/15

    اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذٖينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّداً وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

    Okunuş

    İnnema yu'minu bi ayatinellezine iza zukkiru biha harru succeden ve sebbehu bi hamdi rabbihim ve hum la yestekbirun.

    Meal

    Âyetlerimize yürekten inananlar ancak o kimselerdir ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve rablerini hamd ile tesbih ederler.

  16. Secde 32/16

    تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفاً وَطَمَعاًؗ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

    Okunuş

    Tetecafa cunubuhum anil medacıi yed'une rabbehum havfen ve tamaan ve mimma razaknahum yunfikun.

    Meal

    Korku ve ümit içinde rablerine ibadet ve dua etmek üzere vücutları yatak görmez, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah için harcarlar.

  17. Secde 32/17

    فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Fe la ta'lemu nefsun ma uhfiye lehum min kurreti a'yun, cezaen bi ma kanu ya'melun.

    Meal

    Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse ­bilemez.

  18. Secde 32/18

    اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِناً كَمَنْ كَانَ فَاسِقاًؕ لَا يَسْتَوُ۫نَ

    Okunuş

    E fe men kane mu'minen kemen kane fasika, la yestevun.

    Meal

    İman etmiş kimse günaha batmış kimse gibi olur mu? Bunlar elbette eşit değildirler.

  19. Secde 32/19

    اَمَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوٰىؗ نُزُلاً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Emmellezine amenu ve amilus salihati fe lehum cennatul me'va nuzulen bi ma kanu ya'melun.

    Meal

    İman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanlara, yapmış olduklarına karşılık, hazır olarak onları bekleyen, huzur içinde kalacakları cennetler vardır.

  20. Secde 32/20

    وَاَمَّا الَّذٖينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُؕ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُعٖيدُوا فٖيهَا وَقٖيلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذٖي كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَ

    Okunuş

    Ve emmellezine feseku fe me'vahumun nar, kulle ma eradu en yahrucu minha uidu fiha, ve kile lehum zuku azaben narillezi kuntum bihi tukezzibun.

    Meal

    Günaha batanların varacakları yer ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine şöyle denir: “Asılsız saydığınız cehennem azabını tadın!”

  21. Secde 32/21

    وَلَنُذٖيقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    Okunuş

    Ve le nuzikannehum minel azabil edna dunel azabil ekberi leallehum yerciun.

    Meal

    Belki dönüş yaparlar diye, onlara o büyük azaptan önce daha yakın azaptan muhakkak tattıracağız.

  22. Secde 32/22

    وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّهٖ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاؕ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِمٖينَ مُنْتَقِمُونَࣖ

    Okunuş

    Ve men azlemu mimmen zukkire bi ayati rabbihi summe a'rada anha, inna minel mucrimine muntekimun.

    Meal

    Kendisine rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz, günahkârlara lâyık oldukları cezayı mutlaka veririz.

  23. Secde 32/23

    وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ فٖي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِهٖ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَنٖٓي اِسْرَٓائٖلَۚ

    Okunuş

    Ve lekad ateyna musel kitabe fe la tekun fi miryetin min likaihi ve cealnahu huden li beni israil.

    Meal

    Andolsun biz Mûsâ’ya kitabı vermiştik; ona kavuşma hakkında şüphen olmasın ve biz onu İsrâiloğulları için kılavuz yapmıştık.

  24. Secde 32/24

    وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواؕ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ

    Okunuş

    Ve cealna minhum eimmeten yehdune bi emrina lemma saberu ve kanu bi ayatina yukınun.

    Meal

    Sabredip âyetlerimize kesin olarak iman ettikleri zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren rehberler çıkardık.

  25. Secde 32/25

    اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فٖيمَا كَانُوا فٖيهِ يَخْتَلِفُونَ

    Okunuş

    İnne rabbeke huve yafsilu beynehum yevmel kıyameti fima kanu fihi yahtelifun.

    Meal

    Muhakkak ki rabbin, ihtilâf edip durdukları hususlarda kıyamet günü onların arasında hükmünü verecektir.

  26. Secde 32/26

    اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ فٖي مَسَاكِنِهِمْؕ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍؕ اَفَلَا يَسْمَعُونَ

    Okunuş

    E ve lem yehdi lehum kem ehlekna min kablihim minel kuruni yemşune fi mesakinihim, inne fi zalike le ayat, e fe la yesmeun.

    Meal

    Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız, onların doğru yolu görmelerini sağlamadı mı? Bunlarda elbette ibretler var. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?

  27. Secde 32/27

    اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهٖ زَرْعاً تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْؕ اَفَلَا يُبْصِرُونَ

    Okunuş

    E ve lem yerev enna nesukul mae ilel ardıl curuzi fe nuhricu bihi zar'an te'kulu minhu en'amuhum ve enfusuhum e fe la yubsirun.

    Meal

    Görmediler mi ki biz, kupkuru yerlere suyu ulaştırıyoruz da onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yediği ekini çıkarıyoruz. Hâlâ ibret gözüyle bakmayacaklar mı?

  28. Secde 32/28

    وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

    Okunuş

    Ve yekulune meta hazel fethu in kuntum sadikin.

    Meal

    “Eğer söylediğiniz doğru ise bu hüküm ne zaman?” diye soruyorlar.

  29. Secde 32/29

    قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذٖينَ كَفَرُٓوا اٖيمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

    Okunuş

    Kul yevmel fethi la yenfeullezine keferu imanuhum ve la hum yunzarun.

    Meal

    De ki: “İnkâr edenlere o hüküm günü inanmaları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacak!

  30. Secde 32/30

    فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ

    Okunuş

    Fe a'rıd anhum ventezır innehum muntezırun.

    Meal

    Artık sen onlara aldırma ve bekle. Zaten onlar da bekliyorlar.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Secde suresi hakkında sık sorulanlar

Secde suresi kaç ayettir?

Secde suresi 30 ayettir.

Secde suresi kaçıncı sayfada?

Secde, Kur'an-ı Kerim'in 32. suresidir. Diyanet mushafında 21. cüzde yer alır; 415. sayfada başlar, 417. sayfada biter.

Secde suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Secde suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Secde suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar