Tegâbün Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali
Tegâbün, Kur'an-ı Kerim'in 64. suresidir; Medenî olarak sınıflandırılır ve 18 ayettir. Diyanet mushafında 28. cüzde , 556. sayfada başlar, 557. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.
- 64. sure
- Medenî
- 18 ayet
- 28. cüz · sayfa 556–557
Tegâbün suresinin Arapçası, okunuşu ve meali
Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
-
Tegâbün 64/1
يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ
OkunuşYusebbihu lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, le hul mulku ve le hul hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir.
MealGöklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah’ı tesbih ediyor. Egemenlik O’nundur ve hamd O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter.
-
Tegâbün 64/2
هُوَ الَّذٖي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖيرٌ
OkunuşHuvellezi halakakum fe minkum kafiru ve minkum mu'min, vallahu bima ta'melune basir.
MealSizi yaratan O’dur. Ama kiminiz inkâr, kiminiz iman ediyor. Allah yapıp ettiklerinizi görmektedir.
-
Tegâbün 64/3
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَصٖيرُ
OkunuşHalakas semavati vel arda bil hakkı ve savverekum fe ahsene suverekum ve ileyhil masir.
MealAllah gökleri ve yeri hikmetli olarak yarattı, size şekil verdi, şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş de ancak O’nadır.
-
Tegâbün 64/4
يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَؕ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
OkunuşYa'lemu ma fis semavati vel ardı ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun, vallahu alimun bi zatis sudur.
MealGöklerde ve yerde olanları bilir, gizlediklerinizi ve açıkladıklarınızı da bilir ve Allah kalplerin derinliklerinde olanı da bilmektedir.
-
Tegâbün 64/5
اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذٖينَ كَـفَرُوا مِنْ قَبْلُؗ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ
OkunuşE lem ye'tikum nebeullezine keferu min kablu fe zaku ve bale emrihim ve lehum azabun elim.
MealDaha önce inkâr edip de yaptıklarının cezasını tadanların haberi size ulaşmadı mı? Onlar için elem verici bir azap daha vardır.
-
Tegâbün 64/6
ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْتٖيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاؗ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُؕ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَمٖيدٌ
OkunuşZalike bi ennehu kanet te'tihim rusuluhum bil beyyinati fe kalu e beşerun yehdunena fe keferu ve tevellev vestagnallah, vallahu ganiyyun hamid.
MealÇünkü onlara peygamberleri açık kanıtlarla gelmişlerdi de onlar, “Bir beşer mi bizi doğru yola çıkaracak?” deyip inkâr etmişler ve ona sırt çevirmişlerdi. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, O her türlü övgüye lâyıktır.
-
Tegâbün 64/7
زَعَمَ الَّذٖينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواؕ قُلْ بَلٰى وَرَبّٖي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْؕ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسٖيرٌ
OkunuşZeamellezine keferu en len yub'asu, kul bela ve rabbi le tub'asunne summe le tunebbeunne bima amiltum, ve zalike alallahi yesir.
Mealİnkârcılar asla diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır, öyle değil! Rabbime yemin ederim ki mutlaka diriltileceksiniz. Sonra da yapıp ettikleriniz size bildirilecek.” Bu da Allah’a göre kolaydır.
-
Tegâbün 64/8
فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَالنُّورِ الَّـذٖٓي اَنْزَلْنَاؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرٌ
OkunuşFe amınu billahi ve resulihi ven nurillezi enzelna, vallahu bima ta'melune habir.
MealŞu halde Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz vahiy ışığına iman edin. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.
-
Tegâbün 64/9
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهٖ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
OkunuşYevme yecmeukum li yevmil cem'i zalike yevmut tegabun, ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yukeffir anhu seyyiatihi ve yudhılhu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda, zalikel fevzul azim.
MealToplanma günü için sizi bir araya getireceği zaman; işte o, kayıp ve kazancın (kime ait olduğunun) ortaya çıkacağı zamandır. Kim Allah’a iman eder, dünya ve âhirete yararlı işler yaparsa Allah onun kötülüklerini örter ve içinde ebedî olarak kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
-
Tegâbün 64/10
وَالَّذٖينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِدٖينَ فٖيهَاؕ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُࣖ
OkunuşVellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabun nari halidine fiha ve bi'sel masir.
Mealİnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Ne kötü son!
-
Tegâbün 64/11
مَٓا اَصَابَ مِنْ مُصٖيبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِؕ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُؕ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلٖيمٌ
OkunuşMa esabe min musibetin illa bi iznillah, ve men yu'min billahi yehdi kalbeh, vallahu bikulli şey'in alim.
MealAllah’ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a iman ederse Allah onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah her şeyi bilmektedir.
-
Tegâbün 64/12
وَاَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبٖينُ
OkunuşVe etiullahe ve etiur resul, fe in tevelleytum fe innema ala resulinel belagul mubin.
MealAllah’a itaat edin, peygambere itaat edin. Sırt çevirirseniz bilin ki elçimizin görevi açık bir tebliğden ibarettir.
-
Tegâbün 64/13
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَؕ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
OkunuşAllahu la ilahe illa huve, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.
MealAllah; O’ndan başka tanrı yoktur; müminler de yalnız O’na dayanıp güvensinler.
-
Tegâbün 64/14
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
OkunuşYa eyhuhellezine amenu inne min ezvacikum ve evladikum aduvven lekum fahzeruhum, ve in ta'fu ve tasfehu ve tagfiru fe innallahe gafurun rahim.
MealEy iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan da size düşman olanlar vardır, onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörülü ve bağışlayıcı davranırsanız, şüphesiz Allah da çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
-
Tegâbün 64/15
اِنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌؕ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖيمٌ
Okunuşİnnema emvalukum ve evladukum fitneh, vallahu indehu ecrun azim.
MealMallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır; büyük mükâfat ise Allah’ın katındadır.
-
Tegâbün 64/16
فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَطٖيعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهٖ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
OkunuşFettekullahe mesteta'tum vesmeu ve etiu ve enfiku hayren li enfusikum, ve men yuka şuhha nefsihi fe ulaike humul muflihun.
MealO halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtuluşa erecekler onlardır.
-
Tegâbün 64/17
اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَلٖيمٌۙ
Okunuşİn tukridullahe kardan hasenen yudaıfhu lekum ve yagfir lekum, vallahu şekurun halim.
MealAllah’a güzel bir borç verirseniz O da bunu size fazlasıyla öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını bol bol verir, cezada ise acele etmez.
-
Tegâbün 64/18
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ
OkunuşAlimul gaybi veş şehadetil azizul hakim.
MealAllah, akıl ve duyularla idrak edilemeyeni de edileni de bilir; O üstündür, hikmet sahibidir.
Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).
Tegâbün suresi hakkında sık sorulanlar
Tegâbün suresi kaç ayettir?
Tegâbün suresi 18 ayettir.
Tegâbün suresi kaçıncı sayfada?
Tegâbün, Kur'an-ı Kerim'in 64. suresidir. Diyanet mushafında 28. cüzde yer alır; 556. sayfada başlar, 557. sayfada biter.
Tegâbün suresi Mekkî mi, Medenî mi?
Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Tegâbün suresi Medenî olarak sınıflandırılır.