İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

64. sure · Kur'an-ı Kerim

Tegâbün Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Tegâbün, Kur'an-ı Kerim'in 64. suresidir; Medenî olarak sınıflandırılır ve 18 ayettir. Diyanet mushafında 28. cüzde , 556. sayfada başlar, 557. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 64. sure
  • Medenî
  • 18 ayet
  • 28. cüz · sayfa 556–557

Tegâbün suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Tegâbün 64/1

    يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ

    Okunuş

    Yusebbihu lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, le hul mulku ve le hul hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir.

    Meal

    Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah’ı tesbih ediyor. Egemenlik O’nundur ve hamd O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter.

  2. Tegâbün 64/2

    هُوَ الَّذٖي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖيرٌ

    Okunuş

    Huvellezi halakakum fe minkum kafiru ve minkum mu'min, vallahu bima ta'melune basir.

    Meal

    Sizi yaratan O’dur. Ama kiminiz inkâr, kiminiz iman ediyor. Allah yapıp ettiklerinizi görmektedir.

  3. Tegâbün 64/3

    خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَصٖيرُ

    Okunuş

    Halakas semavati vel arda bil hakkı ve savverekum fe ahsene suverekum ve ileyhil masir.

    Meal

    Allah gökleri ve yeri hikmetli olarak yarattı, size şekil verdi, şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş de ancak O’nadır.

  4. Tegâbün 64/4

    يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَؕ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

    Okunuş

    Ya'lemu ma fis semavati vel ardı ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun, vallahu alimun bi zatis sudur.

    Meal

    Göklerde ve yerde olanları bilir, gizlediklerinizi ve açıkladıklarınızı da bilir ve Allah kalplerin derinliklerinde olanı da bilmektedir.

  5. Tegâbün 64/5

    اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذٖينَ كَـفَرُوا مِنْ قَبْلُؗ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

    Okunuş

    E lem ye'tikum nebeullezine keferu min kablu fe zaku ve bale emrihim ve lehum azabun elim.

    Meal

    Daha önce inkâr edip de yaptıklarının cezasını tadanların haberi size ulaşmadı mı? Onlar için elem verici bir azap daha vardır.

  6. Tegâbün 64/6

    ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْتٖيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاؗ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُؕ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَمٖيدٌ

    Okunuş

    Zalike bi ennehu kanet te'tihim rusuluhum bil beyyinati fe kalu e beşerun yehdunena fe keferu ve tevellev vestagnallah, vallahu ganiyyun hamid.

    Meal

    Çünkü onlara peygamberleri açık kanıtlarla gelmişlerdi de onlar, “Bir beşer mi bizi doğru yola çıkaracak?” deyip inkâr etmişler ve ona sırt çevirmişlerdi. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, O her türlü övgüye lâyıktır.

  7. Tegâbün 64/7

    زَعَمَ الَّذٖينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواؕ قُلْ بَلٰى وَرَبّٖي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْؕ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسٖيرٌ

    Okunuş

    Zeamellezine keferu en len yub'asu, kul bela ve rabbi le tub'asunne summe le tunebbeunne bima amiltum, ve zalike alallahi yesir.

    Meal

    İnkârcılar asla diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır, öyle değil! Rabbime yemin ederim ki mutlaka diriltileceksiniz. Sonra da yapıp ettikleriniz size bildirilecek.” Bu da Allah’a göre kolaydır.

  8. Tegâbün 64/8

    فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَالنُّورِ الَّـذٖٓي اَنْزَلْنَاؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرٌ

    Okunuş

    Fe amınu billahi ve resulihi ven nurillezi enzelna, vallahu bima ta'melune habir.

    Meal

    Şu halde Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz vahiy ışığına iman edin. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.

  9. Tegâbün 64/9

    يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهٖ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ

    Okunuş

    Yevme yecmeukum li yevmil cem'i zalike yevmut tegabun, ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yukeffir anhu seyyiatihi ve yudhılhu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda, zalikel fevzul azim.

    Meal

    Toplanma günü için sizi bir araya getireceği zaman; işte o, kayıp ve kazancın (kime ait olduğunun) ortaya çıkacağı zamandır. Kim Allah’a iman eder, dünya ve âhirete yararlı işler yaparsa Allah onun kötülüklerini örter ve içinde ebedî olarak kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

  10. Tegâbün 64/10

    وَالَّذٖينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِدٖينَ فٖيهَاؕ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُࣖ

    Okunuş

    Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabun nari halidine fiha ve bi'sel masir.

    Meal

    İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Ne kötü son!

  11. Tegâbün 64/11

    مَٓا اَصَابَ مِنْ مُصٖيبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِؕ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُؕ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلٖيمٌ

    Okunuş

    Ma esabe min musibetin illa bi iznillah, ve men yu'min billahi yehdi kalbeh, vallahu bikulli şey'in alim.

    Meal

    Allah’ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a iman ederse Allah onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah her şeyi bilmektedir.

  12. Tegâbün 64/12

    وَاَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبٖينُ

    Okunuş

    Ve etiullahe ve etiur resul, fe in tevelleytum fe innema ala resulinel belagul mubin.

    Meal

    Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin. Sırt çevirirseniz bilin ki elçimizin görevi açık bir tebliğden ibarettir.

  13. Tegâbün 64/13

    اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَؕ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

    Okunuş

    Allahu la ilahe illa huve, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

    Meal

    Allah; O’ndan başka tanrı yoktur; müminler de yalnız O’na dayanıp güvensinler.

  14. Tegâbün 64/14

    يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

    Okunuş

    Ya eyhuhellezine amenu inne min ezvacikum ve evladikum aduvven lekum fahzeruhum, ve in ta'fu ve tasfehu ve tagfiru fe innallahe gafurun rahim.

    Meal

    Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan da size düşman olanlar vardır, onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörülü ve bağışlayıcı davranırsanız, şüphesiz Allah da çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.

  15. Tegâbün 64/15

    اِنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌؕ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖيمٌ

    Okunuş

    İnnema emvalukum ve evladukum fitneh, vallahu indehu ecrun azim.

    Meal

    Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır; büyük mükâfat ise Allah’ın katındadır.

  16. Tegâbün 64/16

    فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَطٖيعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهٖ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

    Okunuş

    Fettekullahe mesteta'tum vesmeu ve etiu ve enfiku hayren li enfusikum, ve men yuka şuhha nefsihi fe ulaike humul muflihun.

    Meal

    O halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtuluşa erecekler onlardır.

  17. Tegâbün 64/17

    اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَلٖيمٌۙ

    Okunuş

    İn tukridullahe kardan hasenen yudaıfhu lekum ve yagfir lekum, vallahu şekurun halim.

    Meal

    Allah’a güzel bir borç verirseniz O da bunu size fazlasıyla öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını bol bol verir, cezada ise acele etmez.

  18. Tegâbün 64/18

    عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ

    Okunuş

    Alimul gaybi veş şehadetil azizul hakim.

    Meal

    Allah, akıl ve duyularla idrak edilemeyeni de edileni de bilir; O üstündür, hikmet sahibidir.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Tegâbün suresi hakkında sık sorulanlar

Tegâbün suresi kaç ayettir?

Tegâbün suresi 18 ayettir.

Tegâbün suresi kaçıncı sayfada?

Tegâbün, Kur'an-ı Kerim'in 64. suresidir. Diyanet mushafında 28. cüzde yer alır; 556. sayfada başlar, 557. sayfada biter.

Tegâbün suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Tegâbün suresi Medenî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Tegâbün suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar