İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

56. sure · Kur'an-ı Kerim

Vâkıa Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Vâkıa, Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 96 ayettir. Diyanet mushafında 27. cüzde , 534. sayfada başlar, 537. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 56. sure
  • Mekkî
  • 96 ayet
  • 27. cüz · sayfa 534–537

Vâkıa suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Vâkıa 56/1

    اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ

    Okunuş

    İza ve kaatil vakıah.

    Meal

    Büyük olay gerçekleştiği zaman;

  2. Vâkıa 56/2

    لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۘ

    Okunuş

    Leyse li vak'atiha kazibeh.

    Meal

    Artık onun vukuunu yalan sayacak kimse kalmayacaktır.

  3. Vâkıa 56/3

    خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ

    Okunuş

    Hafidatun rafiah.

    Meal

    O, alçaltır, yükseltir.

  4. Vâkıa 56/4

    اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ

    Okunuş

    İza ruccetil ardu recca.

    Meal

    Yer şiddetle sarsıldığı zaman;

  5. Vâkıa 56/5

    وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ

    Okunuş

    Ve bussetil cibalu bessa.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  6. Vâkıa 56/6

    فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ

    Okunuş

    Fe kanet hebaen mun bessa.

    Meal

    (5-6) Dağlar parçalanıp toz duman haline geldiği;

  7. Vâkıa 56/7

    وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ

    Okunuş

    Ve kuntum ezvacen selaseh.

    Meal

    Sizler de üç gruba ayrıldığınız zaman:

  8. Vâkıa 56/8

    فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِؕ

    Okunuş

    Fe ashabul meymeneti ma ashabul meymeneti.

    Meal

    Biri, amel defteri sağından verilenlerdir; ne mutlu o sağından verilenlere!

  9. Vâkıa 56/9

    وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِؕ

    Okunuş

    Ve ashabul meş'emeti ma ashabul meş'emeti.

    Meal

    Diğeri amel defteri solundan verilenlerdir; ne bedbaht o solundan verilenler!

  10. Vâkıa 56/10

    وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ

    Okunuş

    Ves sabikunes sabikun.

    Meal

    Önde olanlar; (erdem, amel ve ödülde) önde olanlar;

  11. Vâkıa 56/11

    اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ

    Okunuş

    Ulaikel mukarrebun.

    Meal

    Bu ayetin meali 12. ayetle birlikte verilir.

  12. Vâkıa 56/12

    فٖي جَنَّاتِ النَّعٖيمِ

    Okunuş

    Fi cennatin naim.

    Meal

    (11-12) İşte onlar nimetlerle dolu cennetlerde Allah’a en yakın olanlardır.

  13. Vâkıa 56/13

    ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَۙ

    Okunuş

    Sulletun minel evvelin.

    Meal

    Çoğu önce gelip geçmişlerden;

  14. Vâkıa 56/14

    وَقَلٖيلٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَؕ

    Okunuş

    Ve kalilun minel ahirin.

    Meal

    Birazı da sonrakilerdendir.

  15. Vâkıa 56/15

    عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ

    Okunuş

    Ala sururin mevdunetin.

    Meal

    Bu ayetin meali 16. ayetle birlikte verilir.

  16. Vâkıa 56/16

    مُتَّكِـٖٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلٖينَ

    Okunuş

    Muttekiine aleyha mutekabilin.

    Meal

    (15-16) Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.

  17. Vâkıa 56/17

    يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ

    Okunuş

    Yetufu aleyhim vildanun muhalledun.

    Meal

    Bu ayetin meali 18. ayetle birlikte verilir.

  18. Vâkıa 56/18

    بِاَكْوَابٍ وَاَبَارٖيقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَعٖينٍۙ

    Okunuş

    Bi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main.

    Meal

    (17-18) Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.

  19. Vâkıa 56/19

    لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ

    Okunuş

    La yusaddeune anha ve la yunzifun.

    Meal

    Bundan dolayı ne baş ağrısına tutulurlar ne de sarhoş olurlar.

  20. Vâkıa 56/20

    وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ

    Okunuş

    Ve fakihetin mimma yetehayyerun.

    Meal

    Beğendikleri meyvelerle,

  21. Vâkıa 56/21

    وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَؕ

    Okunuş

    Ve lahmi tayrin mimma yeştehun.

    Meal

    Ve canlarının çektiği kuş etleriyle.

  22. Vâkıa 56/22

    وَحُورٌ عٖينٌۙ

    Okunuş

    Ve hurun inun.

    Meal

    Güzel gözlü hûriler;

  23. Vâkıa 56/23

    كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ

    Okunuş

    Ke emsalil lu'luil meknun.

    Meal

    Saklı inciler misali.

  24. Vâkıa 56/24

    جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Cezaen bi ma kanu ya'melun.

    Meal

    Yaptıklarının karşılığı olarak.

  25. Vâkıa 56/25

    لَا يَسْمَعُونَ فٖيهَا لَغْوًا وَلَا تَاْثٖيمًاۙ

    Okunuş

    La yesmeune fiha lagven ve la te'sima.

    Meal

    Orada ne boş bir söz işitirler ne de günaha sokacak bir şey.

  26. Vâkıa 56/26

    اِلَّا قٖيلًا سَلَامًا سَلَامًا

    Okunuş

    İlla kilen selamen selama.

    Meal

    Sadece şu söz: “Size esenlikler, size mutluluklar!”

  27. Vâkıa 56/27

    وَاَصْحَابُ الْيَمٖينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَمٖينِؕ

    Okunuş

    Ve ashabul yemini ma ashabul yemin.

    Meal

    Amel defteri sağından verilenler; ne mutlu o sağından verilenlere!

  28. Vâkıa 56/28

    فٖي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ

    Okunuş

    Fi sidrin mahdud.

    Meal

    Bu ayetin meali 29. ayetle birlikte verilir.

  29. Vâkıa 56/29

    وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ

    Okunuş

    Ve talhın mendud.

    Meal

    (28-29) Onlar dalbastı kiraz ve meyve yüklü muz ağaçları arasında;

  30. Vâkıa 56/30

    وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ

    Okunuş

    Ve zıllin memdud.

    Meal

    Kesintisiz gölgeler altında;

  31. Vâkıa 56/31

    وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ

    Okunuş

    Ve main meskub.

    Meal

    Çağlayanların kenarında;

  32. Vâkıa 56/32

    وَفَاكِهَةٍ كَثٖيرَةٍۙ

    Okunuş

    Ve fakihetin kesirah

    Meal

    Bu ayetin meali 33. ayetle birlikte verilir.

  33. Vâkıa 56/33

    لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ

    Okunuş

    La maktuatin ve la memnuah.

    Meal

    (32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan bol meyveler arasında;

  34. Vâkıa 56/34

    وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍؕ

    Okunuş

    Ve furuşin merfuah.

    Meal

    Kabartılmış döşekler üzerinde (olacaklar).

  35. Vâkıa 56/35

    اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ

    Okunuş

    İnna enşe'na hunne inşaa.

    Meal

    Şüphesiz biz onları (eşlerini) yepyeni bir yaratılışla yaratmışızdır.

  36. Vâkıa 56/36

    فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًاۙ

    Okunuş

    Fe cealna hunne ebkaran.

    Meal

    Bu ayetin meali 37. ayetle birlikte verilir.

  37. Vâkıa 56/37

    عُرُبًا اَتْرَابًاۙ

    Okunuş

    Uruben etraba.

    Meal

    (36-37) Onları bâkire, eşlerine sevgiyle bağlı ve yaşıt kılmışızdır.

  38. Vâkıa 56/38

    لِاَصْحَـابِ الْيَمٖينِؕࣖ

    Okunuş

    Li ashabil yemin.

    Meal

    Bütün bunlar, hakkın ve erdemin yanında olanlar içindir.

  39. Vâkıa 56/39

    ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَۙ

    Okunuş

    Sulletun minel evvelin.

    Meal

    Onların bir kısmı öncekilerdendir;

  40. Vâkıa 56/40

    وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَؕ

    Okunuş

    Ve sulletun minel ahırin.

    Meal

    Bir kısmı da sonrakilerdendir.

  41. Vâkıa 56/41

    وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِؕ

    Okunuş

    Ve ashabuş şimali ma ashabuş şimal.

    Meal

    Amel defteri solundan verilenler; ne bedbaht o solundan verilenler!

  42. Vâkıa 56/42

    فٖي سَمُومٍ وَحَمٖيمٍۙ

    Okunuş

    Fi semumin ve hamim.

    Meal

    İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler.

  43. Vâkıa 56/43

    وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ

    Okunuş

    Ve zıllin min yahmum.

    Meal

    Bu ayetin meali 44. ayetle birlikte verilir.

  44. Vâkıa 56/44

    لَا بَارِدٍ وَلَا كَرٖيمٍ

    Okunuş

    La baridin ve la kerim.

    Meal

    (43-44) Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.

  45. Vâkıa 56/45

    اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَفٖينَۚ

    Okunuş

    İnnehum kanu kable zalike mutrefin.

    Meal

    Çünkü daha önce onlar hazlarına tutsak olmuşlardı.

  46. Vâkıa 56/46

    وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظٖيمِۚ

    Okunuş

    Ve kanu yusirrune alel hınsil azim.

    Meal

    O büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

  47. Vâkıa 56/47

    وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ

    Okunuş

    Ve kanu yekulune e iza mitna ve kunna turaben ve iza men e inna le meb'usun.

    Meal

    Şöyle diyorlardı: “Sahi biz, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken yeniden mi diriltilecekmişiz?

  48. Vâkıa 56/48

    اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ

    Okunuş

    E ve abaunel evvelun.

    Meal

    Üstelik gelip geçmiş atalarımız da mı?”

  49. Vâkıa 56/49

    قُلْ اِنَّ الْاَوَّلٖينَ وَالْاٰخِرٖينَۙ

    Okunuş

    Kul innel evveline vel ahirin.

    Meal

    De ki: “Hem öncekiler hem sonrakiler;

  50. Vâkıa 56/50

    لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى مٖيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ

    Okunuş

    Le mecmuune ila mikati yevmin ma'lum.

    Meal

    Bilinen bir günün belirlenmiş bir vaktinde mutlaka bir araya getirilecekler!”

  51. Vâkıa 56/51

    ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ

    Okunuş

    Summe innekum eyyuhed dallunel mukezzibun.

    Meal

    Sonra siz ey yoldan sapmış inkârcılar!

  52. Vâkıa 56/52

    لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ

    Okunuş

    Le akilune min şecerin min zakkumin.

    Meal

    Mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz.

  53. Vâkıa 56/53

    فَمَالِـؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ

    Okunuş

    Fe ma liune minhel butun.

    Meal

    Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.

  54. Vâkıa 56/54

    فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمٖيمِۚ

    Okunuş

    Fe şaribune aleyhi minel hamim.

    Meal

    Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

  55. Vâkıa 56/55

    فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهٖيمِؕ

    Okunuş

    Fe şaribune şurbel him.

    Meal

    Hem de susamış develerin suya kanmaz içişleriyle.

  56. Vâkıa 56/56

    هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّٖينِؕ

    Okunuş

    Haza nuzuluhum yevmed din.

    Meal

    İşte hesap gününde onların ağırlanması böyle olacak!

  57. Vâkıa 56/57

    نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَࣖ

    Okunuş

    Nahnu halaknakum fe lev la tusaddikun.

    Meal

    Sizi biz yarattık; artık inansanıza!

  58. Vâkıa 56/58

    اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَؕ

    Okunuş

    E fe reeytum ma tumnun.

    Meal

    Akıttığınız meniyi düşündünüz mü?

  59. Vâkıa 56/59

    ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ

    Okunuş

    E entum tahlukunehu em nahnul halikun.

    Meal

    Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa biz miyiz yaratan?

  60. Vâkıa 56/60

    نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقٖينَۙ

    Okunuş

    Nahnu kadderna beynekumul mevte ve ma nahnu bi mes- bukin.

    Meal

    Bu ayetin meali 61. ayetle birlikte verilir.

  61. Vâkıa 56/61

    عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ فٖي مَا لَا تَعْلَمُونَ

    Okunuş

    Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fi ma la ta'lemun.

    Meal

    (60-61) Aranızda ölümü biz takdir ettik; sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve bilemeyeceğiniz bir şekilde sizi yeniden var etmemiz hususunda bizim önümüze asla geçilemez.

  62. Vâkıa 56/62

    وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    Okunuş

    Ve lekad alimtumunneş etel ula fe lev la tezekkerun.

    Meal

    Hiç kuşkusuz ilk yaratılışınızı biliyorsunuz; düşünüp ibret alsanıza!

  63. Vâkıa 56/63

    اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَؕ

    Okunuş

    E fe reeytum ma tahrusun.

    Meal

    Ektiğiniz tohumu düşündünüz mü?

  64. Vâkıa 56/64

    ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ

    Okunuş

    E entum tezre unehu em nahnuz zariun.

    Meal

    Onu siz mi bitiriyorsunuz yoksa biz miyiz bitiren?

  65. Vâkıa 56/65

    لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    Okunuş

    Lev neşau le cealnahu hutamen fe zaltum tefekkehun.

    Meal

    Dileseydik onu kuru bir çöpe çevirirdik de şaşırır kalırdınız:

  66. Vâkıa 56/66

    اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ

    Okunuş

    İnna le mugremun.

    Meal

    “Doğrusu çok zarara uğradık!

  67. Vâkıa 56/67

    بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    Okunuş

    Bel nahnu mahrumun.

    Meal

    Daha doğrusu büsbütün mahrum kaldık” (derdiniz).

  68. Vâkıa 56/68

    اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذٖي تَشْرَبُونَؕ

    Okunuş

    E fe reeytumul maellezi teşrebun.

    Meal

    İçtiğiniz suyu düşündünüz mü?

  69. Vâkıa 56/69

    ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ

    Okunuş

    E entum enzeltumuhu minel muzni em nahnul munzilun.

    Meal

    Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa biz miyiz indiren?

  70. Vâkıa 56/70

    لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    Okunuş

    Lev neşau cealnahu ucacen fe levla teşkurun.

    Meal

    Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?

  71. Vâkıa 56/71

    اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّتٖي تُورُونَؕ

    Okunuş

    E fe reeytumun narelleti turun.

    Meal

    Tutuşturmakta olduğunuz ateşi düşündünüz mü?

  72. Vâkıa 56/72

    ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَـهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ

    Okunuş

    E entum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiun.

    Meal

    Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratan biz miyiz?

  73. Vâkıa 56/73

    نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْوٖينَۚ

    Okunuş

    Nahnu cealnaha tezkireten ve metaan lil mukvin.

    Meal

    Biz onu çöl yolcularına ve açlık çekenlere bir işaret ve nimet kıldık.

  74. Vâkıa 56/74

    فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِࣖ

    Okunuş

    Fe sebbih bismi rabbikel azim.

    Meal

    Öyleyse ulu rabbinin ismini tesbih et.

  75. Vâkıa 56/75

    فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ

    Okunuş

    Fe la uksimu bi mevakiin nucum.

    Meal

    Bakın! Yıldızların yerlerine yemin ederim,

  76. Vâkıa 56/76

    وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظٖيمٌۙ

    Okunuş

    Ve innehu le kasemun lev ta'lemune azim.

    Meal

    Ki bilseniz, bu gerçekten pek büyük bir yemindir.

  77. Vâkıa 56/77

    اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَرٖيمٌۙ

    Okunuş

    İnnehu le kur'anun kerim.

    Meal

    Kuşkusuz o, değeri çok yüce Kur’an’dır.

  78. Vâkıa 56/78

    فٖي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ

    Okunuş

    Fi kitabin meknun.

    Meal

    (Aslı) korunmuş bir kitaptadır.

  79. Vâkıa 56/79

    لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَؕ

    Okunuş

    La yemessuhu illel mutahherun.

    Meal

    Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir.

  80. Vâkıa 56/80

    تَنْزٖيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

    Okunuş

    Tenzilun min rabbil alemin.

    Meal

    O, âlemlerin rabbinden indirilmiştir.

  81. Vâkıa 56/81

    اَفَبِهٰذَا الْحَدٖيثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ

    Okunuş

    E fe bi hazel hadisi entum mudhinun.

    Meal

    Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

  82. Vâkıa 56/82

    وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    Okunuş

    Ve tec'alune rızkakum ennekum tukezzibun.

    Meal

    Size verilen rızka yalanlamayla mı karşılık veriyorsunuz?

  83. Vâkıa 56/83

    فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ

    Okunuş

    Fe lev la iza belegatil hulkume.

    Meal

    Ama can boğaza gelip dayandığında;

  84. Vâkıa 56/84

    وَاَنْتُمْ حٖينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ

    Okunuş

    Ve entum hine izin tenzurun.

    Meal

    İşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.

  85. Vâkıa 56/85

    وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ

    Okunuş

    Ve nahnu akrabu ileyhi minkum ve lakin la tubsirun

    Meal

    Biz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.

  86. Vâkıa 56/86

    فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدٖينٖينَۙ

    Okunuş

    Fe lev la in kuntum gayre medinin.

    Meal

    Madem ki kimsenin hâkimiyeti altında değilmişsiniz;

  87. Vâkıa 56/87

    تَرْجِعُونَـهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

    Okunuş

    Terciuneha in kuntum sadikin.

    Meal

    Haydi onu (hayatı) geri döndürün, sözünüzde doğruysanız!

  88. Vâkıa 56/88

    فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبٖينَۙ

    Okunuş

    Fe emma in kane minel mukarrebine.

    Meal

    Şayet o, Allah’a yakın olanlardan ise;

  89. Vâkıa 56/89

    فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعٖيمٍ

    Okunuş

    Fe revhun ve reyhanun ve cennetu naim.

    Meal

    Ona huzur, güzel nasip ve nimetlerle dolu cennet vardır.

  90. Vâkıa 56/90

    وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمٖينِۙ

    Okunuş

    Ve emma in kane min ashabil yemin.

    Meal

    Bu ayetin meali 91. ayetle birlikte verilir.

  91. Vâkıa 56/91

    فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمٖينِ

    Okunuş

    Fe selamun leke min ashabil yemin.

    Meal

    (90-91) Eğer amel defteri sağından verilenlerden ise, (ona şöyle denir:) “Selâm sana ey hakkın ve erdemin yanında olmuş kişi!”

  92. Vâkıa 56/92

    وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبٖينَ الضَّٓالّٖينَۙ

    Okunuş

    Ve emma in kane minel mukezzibined dallin.

    Meal

    Ama yoldan sapmış inkârcılardan ise;

  93. Vâkıa 56/93

    فَنُزُلٌ مِنْ حَمٖيمٍۙ

    Okunuş

    Fe nuzulun min hamim.

    Meal

    Bu ayetin meali 94. ayetle birlikte verilir.

  94. Vâkıa 56/94

    وَتَصْلِيَةُ جَحٖيمٍۙ

    Okunuş

    Ve tasliyetu cahim.

    Meal

    (93-94) Onu da kaynar sudan bir ziyafet ve atılacağı cehennem ateşi beklemektedir!

  95. Vâkıa 56/95

    اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقٖينِۚ

    Okunuş

    İnne haza le huve hakkul yakin.

    Meal

    Şüphesiz bu kesin gerçeğin ta kendisidir.

  96. Vâkıa 56/96

    فَسَبِّـحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِ

    Okunuş

    Fe sebbih bismi rabbikel azim.

    Meal

    Öyleyse ulu rabbinin ismini tesbih et.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Vâkıa suresi hakkında sık sorulanlar

Vâkıa suresi kaç ayettir?

Vâkıa suresi 96 ayettir.

Vâkıa suresi kaçıncı sayfada?

Vâkıa, Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir. Diyanet mushafında 27. cüzde yer alır; 534. sayfada başlar, 537. sayfada biter.

Vâkıa suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Vâkıa suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Vâkıa suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar