Vâkıa Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali
Vâkıa, Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 96 ayettir. Diyanet mushafında 27. cüzde , 534. sayfada başlar, 537. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.
- 56. sure
- Mekkî
- 96 ayet
- 27. cüz · sayfa 534–537
Vâkıa suresinin Arapçası, okunuşu ve meali
Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
-
Vâkıa 56/1
اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ
Okunuşİza ve kaatil vakıah.
MealBüyük olay gerçekleştiği zaman;
-
Vâkıa 56/2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۘ
OkunuşLeyse li vak'atiha kazibeh.
MealArtık onun vukuunu yalan sayacak kimse kalmayacaktır.
-
Vâkıa 56/3
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ
OkunuşHafidatun rafiah.
MealO, alçaltır, yükseltir.
-
Vâkıa 56/4
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ
Okunuşİza ruccetil ardu recca.
MealYer şiddetle sarsıldığı zaman;
-
Vâkıa 56/5
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ
OkunuşVe bussetil cibalu bessa.
MealBu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/6
فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ
OkunuşFe kanet hebaen mun bessa.
Meal(5-6) Dağlar parçalanıp toz duman haline geldiği;
-
Vâkıa 56/7
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ
OkunuşVe kuntum ezvacen selaseh.
MealSizler de üç gruba ayrıldığınız zaman:
-
Vâkıa 56/8
فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِؕ
OkunuşFe ashabul meymeneti ma ashabul meymeneti.
MealBiri, amel defteri sağından verilenlerdir; ne mutlu o sağından verilenlere!
-
Vâkıa 56/9
وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِؕ
OkunuşVe ashabul meş'emeti ma ashabul meş'emeti.
MealDiğeri amel defteri solundan verilenlerdir; ne bedbaht o solundan verilenler!
-
Vâkıa 56/10
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ
OkunuşVes sabikunes sabikun.
MealÖnde olanlar; (erdem, amel ve ödülde) önde olanlar;
-
Vâkıa 56/11
اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ
OkunuşUlaikel mukarrebun.
MealBu ayetin meali 12. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/12
فٖي جَنَّاتِ النَّعٖيمِ
OkunuşFi cennatin naim.
Meal(11-12) İşte onlar nimetlerle dolu cennetlerde Allah’a en yakın olanlardır.
-
Vâkıa 56/13
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَۙ
OkunuşSulletun minel evvelin.
MealÇoğu önce gelip geçmişlerden;
-
Vâkıa 56/14
وَقَلٖيلٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَؕ
OkunuşVe kalilun minel ahirin.
MealBirazı da sonrakilerdendir.
-
Vâkıa 56/15
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ
OkunuşAla sururin mevdunetin.
MealBu ayetin meali 16. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/16
مُتَّكِـٖٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلٖينَ
OkunuşMuttekiine aleyha mutekabilin.
Meal(15-16) Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.
-
Vâkıa 56/17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ
OkunuşYetufu aleyhim vildanun muhalledun.
MealBu ayetin meali 18. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/18
بِاَكْوَابٍ وَاَبَارٖيقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَعٖينٍۙ
OkunuşBi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main.
Meal(17-18) Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.
-
Vâkıa 56/19
لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ
OkunuşLa yusaddeune anha ve la yunzifun.
MealBundan dolayı ne baş ağrısına tutulurlar ne de sarhoş olurlar.
-
Vâkıa 56/20
وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ
OkunuşVe fakihetin mimma yetehayyerun.
MealBeğendikleri meyvelerle,
-
Vâkıa 56/21
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَؕ
OkunuşVe lahmi tayrin mimma yeştehun.
MealVe canlarının çektiği kuş etleriyle.
-
Vâkıa 56/22
وَحُورٌ عٖينٌۙ
OkunuşVe hurun inun.
MealGüzel gözlü hûriler;
-
Vâkıa 56/23
كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ
OkunuşKe emsalil lu'luil meknun.
MealSaklı inciler misali.
-
Vâkıa 56/24
جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
OkunuşCezaen bi ma kanu ya'melun.
MealYaptıklarının karşılığı olarak.
-
Vâkıa 56/25
لَا يَسْمَعُونَ فٖيهَا لَغْوًا وَلَا تَاْثٖيمًاۙ
OkunuşLa yesmeune fiha lagven ve la te'sima.
MealOrada ne boş bir söz işitirler ne de günaha sokacak bir şey.
-
Vâkıa 56/26
اِلَّا قٖيلًا سَلَامًا سَلَامًا
Okunuşİlla kilen selamen selama.
MealSadece şu söz: “Size esenlikler, size mutluluklar!”
-
Vâkıa 56/27
وَاَصْحَابُ الْيَمٖينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَمٖينِؕ
OkunuşVe ashabul yemini ma ashabul yemin.
MealAmel defteri sağından verilenler; ne mutlu o sağından verilenlere!
-
Vâkıa 56/28
فٖي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ
OkunuşFi sidrin mahdud.
MealBu ayetin meali 29. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/29
وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ
OkunuşVe talhın mendud.
Meal(28-29) Onlar dalbastı kiraz ve meyve yüklü muz ağaçları arasında;
-
Vâkıa 56/30
وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ
OkunuşVe zıllin memdud.
MealKesintisiz gölgeler altında;
-
Vâkıa 56/31
وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ
OkunuşVe main meskub.
MealÇağlayanların kenarında;
-
Vâkıa 56/32
وَفَاكِهَةٍ كَثٖيرَةٍۙ
OkunuşVe fakihetin kesirah
MealBu ayetin meali 33. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/33
لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ
OkunuşLa maktuatin ve la memnuah.
Meal(32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan bol meyveler arasında;
-
Vâkıa 56/34
وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍؕ
OkunuşVe furuşin merfuah.
MealKabartılmış döşekler üzerinde (olacaklar).
-
Vâkıa 56/35
اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ
Okunuşİnna enşe'na hunne inşaa.
MealŞüphesiz biz onları (eşlerini) yepyeni bir yaratılışla yaratmışızdır.
-
Vâkıa 56/36
فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًاۙ
OkunuşFe cealna hunne ebkaran.
MealBu ayetin meali 37. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/37
عُرُبًا اَتْرَابًاۙ
OkunuşUruben etraba.
Meal(36-37) Onları bâkire, eşlerine sevgiyle bağlı ve yaşıt kılmışızdır.
-
Vâkıa 56/38
لِاَصْحَـابِ الْيَمٖينِؕࣖ
OkunuşLi ashabil yemin.
MealBütün bunlar, hakkın ve erdemin yanında olanlar içindir.
-
Vâkıa 56/39
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَۙ
OkunuşSulletun minel evvelin.
MealOnların bir kısmı öncekilerdendir;
-
Vâkıa 56/40
وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَؕ
OkunuşVe sulletun minel ahırin.
MealBir kısmı da sonrakilerdendir.
-
Vâkıa 56/41
وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِؕ
OkunuşVe ashabuş şimali ma ashabuş şimal.
MealAmel defteri solundan verilenler; ne bedbaht o solundan verilenler!
-
Vâkıa 56/42
فٖي سَمُومٍ وَحَمٖيمٍۙ
OkunuşFi semumin ve hamim.
Mealİçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler.
-
Vâkıa 56/43
وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ
OkunuşVe zıllin min yahmum.
MealBu ayetin meali 44. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/44
لَا بَارِدٍ وَلَا كَرٖيمٍ
OkunuşLa baridin ve la kerim.
Meal(43-44) Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.
-
Vâkıa 56/45
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَفٖينَۚ
Okunuşİnnehum kanu kable zalike mutrefin.
MealÇünkü daha önce onlar hazlarına tutsak olmuşlardı.
-
Vâkıa 56/46
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظٖيمِۚ
OkunuşVe kanu yusirrune alel hınsil azim.
MealO büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
-
Vâkıa 56/47
وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ
OkunuşVe kanu yekulune e iza mitna ve kunna turaben ve iza men e inna le meb'usun.
MealŞöyle diyorlardı: “Sahi biz, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken yeniden mi diriltilecekmişiz?
-
Vâkıa 56/48
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ
OkunuşE ve abaunel evvelun.
MealÜstelik gelip geçmiş atalarımız da mı?”
-
Vâkıa 56/49
قُلْ اِنَّ الْاَوَّلٖينَ وَالْاٰخِرٖينَۙ
OkunuşKul innel evveline vel ahirin.
MealDe ki: “Hem öncekiler hem sonrakiler;
-
Vâkıa 56/50
لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى مٖيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ
OkunuşLe mecmuune ila mikati yevmin ma'lum.
MealBilinen bir günün belirlenmiş bir vaktinde mutlaka bir araya getirilecekler!”
-
Vâkıa 56/51
ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ
OkunuşSumme innekum eyyuhed dallunel mukezzibun.
MealSonra siz ey yoldan sapmış inkârcılar!
-
Vâkıa 56/52
لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ
OkunuşLe akilune min şecerin min zakkumin.
MealMutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz.
-
Vâkıa 56/53
فَمَالِـؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ
OkunuşFe ma liune minhel butun.
MealKarınlarınızı onunla dolduracaksınız.
-
Vâkıa 56/54
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمٖيمِۚ
OkunuşFe şaribune aleyhi minel hamim.
MealÜstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.
-
Vâkıa 56/55
فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهٖيمِؕ
OkunuşFe şaribune şurbel him.
MealHem de susamış develerin suya kanmaz içişleriyle.
-
Vâkıa 56/56
هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّٖينِؕ
OkunuşHaza nuzuluhum yevmed din.
Mealİşte hesap gününde onların ağırlanması böyle olacak!
-
Vâkıa 56/57
نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَࣖ
OkunuşNahnu halaknakum fe lev la tusaddikun.
MealSizi biz yarattık; artık inansanıza!
-
Vâkıa 56/58
اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَؕ
OkunuşE fe reeytum ma tumnun.
MealAkıttığınız meniyi düşündünüz mü?
-
Vâkıa 56/59
ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ
OkunuşE entum tahlukunehu em nahnul halikun.
MealOnu siz mi yaratıyorsunuz yoksa biz miyiz yaratan?
-
Vâkıa 56/60
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقٖينَۙ
OkunuşNahnu kadderna beynekumul mevte ve ma nahnu bi mes- bukin.
MealBu ayetin meali 61. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/61
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ فٖي مَا لَا تَعْلَمُونَ
OkunuşAla en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fi ma la ta'lemun.
Meal(60-61) Aranızda ölümü biz takdir ettik; sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve bilemeyeceğiniz bir şekilde sizi yeniden var etmemiz hususunda bizim önümüze asla geçilemez.
-
Vâkıa 56/62
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
OkunuşVe lekad alimtumunneş etel ula fe lev la tezekkerun.
MealHiç kuşkusuz ilk yaratılışınızı biliyorsunuz; düşünüp ibret alsanıza!
-
Vâkıa 56/63
اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَؕ
OkunuşE fe reeytum ma tahrusun.
MealEktiğiniz tohumu düşündünüz mü?
-
Vâkıa 56/64
ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ
OkunuşE entum tezre unehu em nahnuz zariun.
MealOnu siz mi bitiriyorsunuz yoksa biz miyiz bitiren?
-
Vâkıa 56/65
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
OkunuşLev neşau le cealnahu hutamen fe zaltum tefekkehun.
MealDileseydik onu kuru bir çöpe çevirirdik de şaşırır kalırdınız:
-
Vâkıa 56/66
اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ
Okunuşİnna le mugremun.
Meal“Doğrusu çok zarara uğradık!
-
Vâkıa 56/67
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
OkunuşBel nahnu mahrumun.
MealDaha doğrusu büsbütün mahrum kaldık” (derdiniz).
-
Vâkıa 56/68
اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذٖي تَشْرَبُونَؕ
OkunuşE fe reeytumul maellezi teşrebun.
Mealİçtiğiniz suyu düşündünüz mü?
-
Vâkıa 56/69
ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ
OkunuşE entum enzeltumuhu minel muzni em nahnul munzilun.
MealOnu buluttan siz mi indirdiniz yoksa biz miyiz indiren?
-
Vâkıa 56/70
لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
OkunuşLev neşau cealnahu ucacen fe levla teşkurun.
MealDileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?
-
Vâkıa 56/71
اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّتٖي تُورُونَؕ
OkunuşE fe reeytumun narelleti turun.
MealTutuşturmakta olduğunuz ateşi düşündünüz mü?
-
Vâkıa 56/72
ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَـهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ
OkunuşE entum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiun.
MealOnun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratan biz miyiz?
-
Vâkıa 56/73
نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْوٖينَۚ
OkunuşNahnu cealnaha tezkireten ve metaan lil mukvin.
MealBiz onu çöl yolcularına ve açlık çekenlere bir işaret ve nimet kıldık.
-
Vâkıa 56/74
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِࣖ
OkunuşFe sebbih bismi rabbikel azim.
MealÖyleyse ulu rabbinin ismini tesbih et.
-
Vâkıa 56/75
فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ
OkunuşFe la uksimu bi mevakiin nucum.
MealBakın! Yıldızların yerlerine yemin ederim,
-
Vâkıa 56/76
وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظٖيمٌۙ
OkunuşVe innehu le kasemun lev ta'lemune azim.
MealKi bilseniz, bu gerçekten pek büyük bir yemindir.
-
Vâkıa 56/77
اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَرٖيمٌۙ
Okunuşİnnehu le kur'anun kerim.
MealKuşkusuz o, değeri çok yüce Kur’an’dır.
-
Vâkıa 56/78
فٖي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ
OkunuşFi kitabin meknun.
Meal(Aslı) korunmuş bir kitaptadır.
-
Vâkıa 56/79
لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَؕ
OkunuşLa yemessuhu illel mutahherun.
MealOna ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir.
-
Vâkıa 56/80
تَنْزٖيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
OkunuşTenzilun min rabbil alemin.
MealO, âlemlerin rabbinden indirilmiştir.
-
Vâkıa 56/81
اَفَبِهٰذَا الْحَدٖيثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ
OkunuşE fe bi hazel hadisi entum mudhinun.
MealŞimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?
-
Vâkıa 56/82
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
OkunuşVe tec'alune rızkakum ennekum tukezzibun.
MealSize verilen rızka yalanlamayla mı karşılık veriyorsunuz?
-
Vâkıa 56/83
فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ
OkunuşFe lev la iza belegatil hulkume.
MealAma can boğaza gelip dayandığında;
-
Vâkıa 56/84
وَاَنْتُمْ حٖينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ
OkunuşVe entum hine izin tenzurun.
Mealİşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.
-
Vâkıa 56/85
وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ
OkunuşVe nahnu akrabu ileyhi minkum ve lakin la tubsirun
MealBiz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.
-
Vâkıa 56/86
فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدٖينٖينَۙ
OkunuşFe lev la in kuntum gayre medinin.
MealMadem ki kimsenin hâkimiyeti altında değilmişsiniz;
-
Vâkıa 56/87
تَرْجِعُونَـهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ
OkunuşTerciuneha in kuntum sadikin.
MealHaydi onu (hayatı) geri döndürün, sözünüzde doğruysanız!
-
Vâkıa 56/88
فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبٖينَۙ
OkunuşFe emma in kane minel mukarrebine.
MealŞayet o, Allah’a yakın olanlardan ise;
-
Vâkıa 56/89
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعٖيمٍ
OkunuşFe revhun ve reyhanun ve cennetu naim.
MealOna huzur, güzel nasip ve nimetlerle dolu cennet vardır.
-
Vâkıa 56/90
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمٖينِۙ
OkunuşVe emma in kane min ashabil yemin.
MealBu ayetin meali 91. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/91
فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمٖينِ
OkunuşFe selamun leke min ashabil yemin.
Meal(90-91) Eğer amel defteri sağından verilenlerden ise, (ona şöyle denir:) “Selâm sana ey hakkın ve erdemin yanında olmuş kişi!”
-
Vâkıa 56/92
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبٖينَ الضَّٓالّٖينَۙ
OkunuşVe emma in kane minel mukezzibined dallin.
MealAma yoldan sapmış inkârcılardan ise;
-
Vâkıa 56/93
فَنُزُلٌ مِنْ حَمٖيمٍۙ
OkunuşFe nuzulun min hamim.
MealBu ayetin meali 94. ayetle birlikte verilir.
-
Vâkıa 56/94
وَتَصْلِيَةُ جَحٖيمٍۙ
OkunuşVe tasliyetu cahim.
Meal(93-94) Onu da kaynar sudan bir ziyafet ve atılacağı cehennem ateşi beklemektedir!
-
Vâkıa 56/95
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقٖينِۚ
Okunuşİnne haza le huve hakkul yakin.
MealŞüphesiz bu kesin gerçeğin ta kendisidir.
-
Vâkıa 56/96
فَسَبِّـحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِ
OkunuşFe sebbih bismi rabbikel azim.
MealÖyleyse ulu rabbinin ismini tesbih et.
Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).
Vâkıa suresi hakkında sık sorulanlar
Vâkıa suresi kaç ayettir?
Vâkıa suresi 96 ayettir.
Vâkıa suresi kaçıncı sayfada?
Vâkıa, Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir. Diyanet mushafında 27. cüzde yer alır; 534. sayfada başlar, 537. sayfada biter.
Vâkıa suresi Mekkî mi, Medenî mi?
Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Vâkıa suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.