İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

51. sure · Kur'an-ı Kerim

Zâriyât Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Zâriyât, Kur'an-ı Kerim'in 51. suresidir; Mekkî olarak sınıflandırılır ve 60 ayettir. Diyanet mushafında 26. cüzde başlar, 27. cüzde biter ; 520. sayfada başlar, 523. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 51. sure
  • Mekkî
  • 60 ayet
  • 26–27. cüz · sayfa 520–523

Zâriyât suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Zâriyât 51/1

    وَالذَّارِيَاتِ ذَرْواًۙ

    Okunuş

    Vez zariyati zerven.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  2. Zâriyât 51/2

    فَالْحَامِلَاتِ وِقْراًۙ

    Okunuş

    Fel hamilati vıkren.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  3. Zâriyât 51/3

    فَالْجَارِيَاتِ يُسْراًۙ

    Okunuş

    Fel cariyati yusren.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  4. Zâriyât 51/4

    فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْراًۙ

    Okunuş

    Fel mukassimati, emren.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  5. Zâriyât 51/5

    اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۙ

    Okunuş

    İnnema tuadune le sadikun.

    Meal

    Bu ayetin meali 6. ayetle birlikte verilir.

  6. Zâriyât 51/6

    وَاِنَّ الدّٖينَ لَوَاقِـعٌؕ

    Okunuş

    Ve inned dine le vakıu.

    Meal

    (1-6) Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun ki size vaad edilen şey kesinlikle doğrudur ve son yargılama mutlaka gerçekleşecektir.

  7. Zâriyât 51/7

    وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْحُبُكِۙ

    Okunuş

    Ves semai zatil hubuki.

    Meal

    Bu ayetin meali 8. ayetle birlikte verilir.

  8. Zâriyât 51/8

    اِنَّكُمْ لَفٖي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ

    Okunuş

    İnnekum le fi kavlin muhtelifin.

    Meal

    (7-8) Alanları ayrılmış yıldız kümeleri ile dolu göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylemektesiniz.

  9. Zâriyât 51/9

    يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ اُفِكَؕ

    Okunuş

    Yu'feku anhu men ufik.

    Meal

    Çarpık düşünceli olanlar doğru yoldan başkasına yönelirler.

  10. Zâriyât 51/10

    قُتِلَ الْخَرَّاصُونَۙ

    Okunuş

    Kutilel harrasune.

    Meal

    Bu ayetin meali 12. ayetle birlikte verilir.

  11. Zâriyât 51/11

    اَلَّذٖينَ هُمْ فٖي غَمْرَةٍ سَاهُونَۙ

    Okunuş

    Ellezine hum fi gamretin sahune.

    Meal

    Bu ayetin meali 12. ayetle birlikte verilir.

  12. Zâriyât 51/12

    يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّٖينِؕ

    Okunuş

    Yes'elune eyyane yevmud din.

    Meal

    (10-12) Kahrolası yalancılar, o gaflet içinde yüzen kendini bilmezler, “Hani son yargılama günü ne zaman?” diye sorarlar.

  13. Zâriyât 51/13

    يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ

    Okunuş

    Yevme hum alen nari yuftenune.

    Meal

    O gün onlar ateşle sınanacaklar!

  14. Zâriyât 51/14

    ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْؕ هٰذَا الَّذٖي كُنْتُمْ بِهٖ تَسْتَعْجِلُونَ

    Okunuş

    Zuku fitnetekum, hazellezi kuntum bihi testa'cilun.

    Meal

    Tadın bakalım cezanızı! Çabucak gelmesini isteyip durduğunuz işte bu!

  15. Zâriyât 51/15

    اِنَّ الْمُتَّقٖينَ فٖي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ

    Okunuş

    İnnel muttekine fi cennatin ve uyunin.

    Meal

    Bu ayetin meali 16. ayetle birlikte verilir.

  16. Zâriyât 51/16

    اٰخِذٖينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْؕ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِنٖينَؕ

    Okunuş

    Ahizine ma atahum rabbuhum, innehum kanu kable zalike muhsinin.

    Meal

    (15-16) Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise rablerinin kendilerine verdiklerini alarak cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. Çünkü onlar daha önce güzel davranışlar içindeydiler.

  17. Zâriyât 51/17

    كَانُوا قَلٖيلاً مِنَ الَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ

    Okunuş

    Kanu kalilen minel leyli ma yehceun.

    Meal

    Onlar gecenin az bir kısmında uyurlardı.

  18. Zâriyât 51/18

    وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

    Okunuş

    Ve bil esharihum yestağfirune.

    Meal

    Seher vakitlerinde rablerinden bağışlanmalarını dilerlerdi.

  19. Zâriyât 51/19

    وَفٖٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ

    Okunuş

    Ve fi emvalihim hakkun lis saili vel mahrumi.

    Meal

    Yardım isteyenlere ve yoksullara mallarından belli bir pay ayırırlardı.

  20. Zâriyât 51/20

    وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِنٖينَۙ

    Okunuş

    Ve fil ardı ayatun lil mukınine.

    Meal

    Sağlam düşünce ve inanç sahipleri için yeryüzünde açık kanıtlar vardır.

  21. Zâriyât 51/21

    وَفٖٓي اَنْفُسِكُمْؕ اَفَلَا تُبْصِرُونَ

    Okunuş

    Ve fi enfusikum, e fe la tubsirun.

    Meal

    Hatta kendinizde de. Hiç görmüyor musunuz?

  22. Zâriyât 51/22

    وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

    Okunuş

    Ve fis semai rızkukum ve ma tuadun.

    Meal

    Rızkınız ve size vaad edilenler göktedir.

  23. Zâriyât 51/23

    فَوَرَبِّ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَٓا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَࣖ

    Okunuş

    Fe ve rabbis semai vel ardı innehu le hakkun misle ma ennekum tentıkun.

    Meal

    Göğün ve yerin rabbine andolsun ki bu, tıpkı sizin konuşmanız kadar gerçek!

  24. Zâriyât 51/24

    هَلْ اَتٰيكَ حَدٖيثُ ضَيْفِ اِبْرٰهٖيمَ الْمُكْرَمٖينَۘ

    Okunuş

    Hel etake hadisu dayfi ibrahimel mukremin.

    Meal

    İbrâhim’in değerli konuklarıyla ilgili kıssa sana ulaştı mı?

  25. Zâriyât 51/25

    اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًؕ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

    Okunuş

    İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale selam, kavmun munkerun.

    Meal

    Onun yanına girdiklerinde “selâm” demişler, o da “selâm” demiş; (içinden) “Hiç de tanıdık kimseler değil” diye geçirmişti.

  26. Zâriyât 51/26

    فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِهٖ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَمٖينٍۙ

    Okunuş

    Fe raga ila ehlihi fe cae bi iclin seminin.

    Meal

    Belli etmeden hemen ailesinin yanına gitti ve (kızartılmış) besili bir buzağı getirdi.

  27. Zâriyât 51/27

    فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَؗ

    Okunuş

    Fe karrebehu ileyhim kale e la te'kulun.

    Meal

    Onu önlerine koydu ve “Buyurmaz mısınız?” dedi.

  28. Zâriyât 51/28

    فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خٖيفَةًؕ قَالُوا لَا تَخَفْؕ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلٖيمٍ

    Okunuş

    Fe evcese minhum hifeh, kalu la tehaf, ve beşşeruhu bi gulamin alim.

    Meal

    Durumlarından dolayı biraz kaygılandı. “Korkma” dediler ve ona derin bilgi sahibi olacak bir oğul müjdesi verdiler.

  29. Zâriyât 51/29

    فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ فٖي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقٖيمٌ

    Okunuş

    Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun.

    Meal

    Karısı heyecanla bağırarak alnına vurdu; “Benim gibi yaşlı ve kısır bir kadın ha!” dedi.

  30. Zâriyât 51/30

    قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِؕ اِنَّهُ هُوَ الْحَكٖيمُ الْعَلٖيمُ

    Okunuş

    Kalu kezaliki kale rabbuk, innehu huvel hakimul alimu.

    Meal

    “Rabbin böyle buyurdu” dediler; “Kuşkusuz hikmeti sonsuz, ilmi sınırsız olan yalnız O’dur.”

  31. Zâriyât 51/31

    قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

    Okunuş

    Kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun.

    Meal

    İbrâhim, “Peki ey elçiler! Sizin asıl göreviniz nedir?” dedi.

  32. Zâriyât 51/32

    قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِمٖينَۙ

    Okunuş

    Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimine.

    Meal

    “Biz” dediler, “Günaha batmış bir topluluğa gönderildik;

  33. Zâriyât 51/33

    لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ طٖينٍۙ

    Okunuş

    Li nursile aleyhim hıcareten min tinin.

    Meal

    Bu ayetin meali 34. ayetle birlikte verilir.

  34. Zâriyât 51/34

    مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفٖينَ

    Okunuş

    Musevvemeten inde rabbike lil musrifin.

    Meal

    (33-34) Haddi aşanlar için rabbinin nezdinde işaretlenmiş balçıktan taşları üzerlerine yağdırmak üzere.”

  35. Zâriyât 51/35

    فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ فٖيهَا مِنَ الْمُؤْمِنٖينَۚ

    Okunuş

    Fe ahrecna men kane fiha minel mu'minin.

    Meal

    Derken, orada bulunan müminleri çıkardık.

  36. Zâriyât 51/36

    فَمَا وَجَدْنَا فٖيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِمٖينَۚ

    Okunuş

    Fe ma vecedna fiha gayre beytin minel muslimin.

    Meal

    Zaten orada -bir hâne dışında- Allah’a teslim olmuş kimseler de bulamadık.

  37. Zâriyât 51/37

    وَتَرَكْنَا فٖيهَٓا اٰيَةً لِلَّذٖينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَلٖيمَؕ

    Okunuş

    Ve terekna fiha ayeten lillezine yahafunel azabel elim.

    Meal

    Ve orada, acı veren azaptan korkanlar için bir işaret bırakmış olduk.

  38. Zâriyât 51/38

    وَفٖي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُبٖينٍ

    Okunuş

    Ve fi musa iz erselnahu ila fir'avne bi sultanin mubinin.

    Meal

    Mûsâ’da da (ibretler var). Onu apaçık delillerle Firavun’a göndermiştik.

  39. Zâriyât 51/39

    فَتَوَلّٰى بِرُكْنِهٖ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

    Okunuş

    Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnunun.

    Meal

    Firavun saltanatı sebebiyle ona karşı çıkmış ve “O, ya bir sihirbaz veya bir mec­­­nundur” demişti.

  40. Zâriyât 51/40

    فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُلٖيمٌؕ

    Okunuş

    Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim.

    Meal

    Sonunda -(davranışlarıyla) kendini rezil etmiş olarak- onu ve askerlerini yakalayıp denize attık.

  41. Zâriyât 51/41

    وَفٖي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّٖيحَ الْعَقٖيمَۚ

    Okunuş

    Ve fi adin iz erselna aleyhimur rihal akim.

    Meal

    Âd kavminde de (ibretler var). Onlara silip süpüren rüzgârı göndermiştik.

  42. Zâriyât 51/42

    مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمٖيمِؕ

    Okunuş

    Ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethu ker remim.

    Meal

    Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, kül edip savuruyordu.

  43. Zâriyât 51/43

    وَفٖي ثَمُودَ اِذْ قٖيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى حٖينٍ

    Okunuş

    Ve fi semude iz kile lehum temetteu hatta hinin.

    Meal

    Semûd’da da (ibretler var). Onlara, “Bir süreye kadar faydalanın bakalım!” ­denmişti.

  44. Zâriyât 51/44

    فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ

    Okunuş

    Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saikatu ve hum yanzurun.

    Meal

    Rablerinin buyruğuna uymayı kendilerine yediremediler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım yakalayıverdi!

  45. Zâriyât 51/45

    فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرٖينَۙ

    Okunuş

    Fe mestetau min kıyamin ve ma kanu muntesirine.

    Meal

    Yerlerinden bile kalkamadılar ve kimseden yardım da alamadılar.

  46. Zâriyât 51/46

    وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقٖينَ۟

    Okunuş

    Ve kavme nuhın min kabl, inne hum kanu kavmen fasıkin.

    Meal

    Bunlardan önce yaşayan Nûh’un kavminde de (ibretler var). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir topluluk idi.

  47. Zâriyât 51/47

    وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ

    Okunuş

    Ves semae beneynaha bi eydin ve inna le musiun.

    Meal

    Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz biz genişletmekteyiz.

  48. Zâriyât 51/48

    وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

    Okunuş

    Vel arda fereşnaha fe ni'mel mahidun.

    Meal

    Yeri de biz döşedik; güzel de yaptık!

  49. Zâriyât 51/49

    وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    Okunuş

    Ve min kulli şey'in halakna zevceyni leallekum tezekkerun.

    Meal

    Her şeyden çift çift yarattık, inceden inceye düşünesiniz diye.

  50. Zâriyât 51/50

    فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِؕ اِنّٖي لَكُمْ مِنْهُ نَذٖيرٌ مُبٖينٌۚ

    Okunuş

    Fe firru ilallah, inni lekum minhu nezirun mubin.

    Meal

    (Peygamber şöyle dedi:) “Şu halde Allah’a sığının. Şüphesiz ben sizin için O’nun tarafından apaçık bir uyarıcıyım.

  51. Zâriyât 51/51

    وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۜ اِنّٖى لَكُمْ مِنْهُ نَذٖيرٌ مُبٖينٌ

    Okunuş

    Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar, inni lekum minhu nezirun mubin.

    Meal

    Allah’ın yanında başka tanrı edinmeyin. Şüphesiz ben sizin için O’nun tarafından apaçık bir uyarıcıyım.”

  52. Zâriyât 51/52

    كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

    Okunuş

    Kezalike ma etellezine min kablihim min resulin illa kalu sahırun ev mecnun.

    Meal

    İşte böyle; kendilerinden öncekilere de hiçbir peygamber gelmemiştir ki, “O bir sihirbaz veya bir mecnun” demiş olmasınlar.

  53. Zâriyât 51/53

    اَتَوَاصَوْا بِهٖۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    Okunuş

    E tevasav bih, bel hum kavmun tagun.

    Meal

    Sanki nesiller boyu birbirlerine hep bunu tavsiye etmişler! Daha doğrusu onlar sınır tanımayan bir topluluk!

  54. Zâriyât 51/54

    فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍؗ

    Okunuş

    Fe tevelle anhum fe ma ente bi melum.

    Meal

    Artık onlarla ilgilenme. Bundan dolayı (çağrına uymadılar diye) sen kınanacak değilsin.

  55. Zâriyât 51/55

    وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِنٖينَ

    Okunuş

    Ve zekkir fe innez zikra tenfeul mu'minin.

    Meal

    Ama (alanlar için) öğüt vermeye devam et, zira öğüt inananlara fayda verir.

  56. Zâriyât 51/56

    وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

    Okunuş

    Ve ma halaktul cinne vel inse illa li ya'budun.

    Meal

    Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.

  57. Zâriyât 51/57

    مَٓا اُرٖيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُرٖيدُ اَنْ يُطْعِمُونِ

    Okunuş

    Ma uridu minhum min rızkın ve ma uridu en yut'imuni.

    Meal

    Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istiyor değilim.

  58. Zâriyât 51/58

    اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتٖينُ

    Okunuş

    İnnallahe huver rezzaku zul kuvvetil metin.

    Meal

    Şüphesiz rızkı veren, sarsılmaz gücün sahibi olan yalnızca Allah’tır.

  59. Zâriyât 51/59

    فَاِنَّ لِلَّذٖينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

    Okunuş

    Fe inne lillezine zalemu zenuben misle zenubi ashabihim fe la yesta'ciluni.

    Meal

    Şu iyi bilinmeli ki haksızlığa sapanlar için geçmişteki benzerlerinin payı gibi bir ceza payı var! Şimdi onu benden acele istemesinler!

  60. Zâriyât 51/60

    فَوَيْلٌ لِلَّذٖينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذٖي يُوعَدُونَ

    Okunuş

    Fe veylun lillezine keferu min yevmihimullezi yuadun.

    Meal

    Başlarına geleceği bildirilen günden dolayı vay o inkârcıların haline!

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Zâriyât suresi hakkında sık sorulanlar

Zâriyât suresi kaç ayettir?

Zâriyât suresi 60 ayettir.

Zâriyât suresi kaçıncı sayfada?

Zâriyât, Kur'an-ı Kerim'in 51. suresidir. Diyanet mushafında 26. cüzde başlar, 27. cüzde biter; 520. sayfada başlar, 523. sayfada biter.

Zâriyât suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Zâriyât suresi Mekkî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Zâriyât suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar