İstanbul Akşam 18:14

16 Cemaziyelevvel 1448 Destek

22. sure · Kur'an-ı Kerim

Hac Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

Hac, Kur'an-ı Kerim'in 22. suresidir; Medenî olarak sınıflandırılır ve 78 ayettir. Diyanet mushafında 17. cüzde , 332. sayfada başlar, 341. sayfada biter. Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu ve meali yer alır.

  • Kaynak: Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisi
  • Son güncelleme:
  • 22. sure
  • Medenî
  • 78 ayet
  • 17. cüz · sayfa 332–341

Hac suresinin Arapçası, okunuşu ve meali

Besmele: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

  1. Hac 22/1

    يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظٖيمٌ

    Okunuş

    Ya eyyuhen nasutteku rabbekum, inne zelzeletes saati şey'un azim.

    Meal

    Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kıyamet sarsıntısı gerçekten büyük bir olaydır.

  2. Hac 22/2

    يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَدٖيدٌ

    Okunuş

    Yevme teravneha tezhelu kullu murdıatin amma erdaat ve tedau kullu zati hamlin hamleha ve teren nase sukara ve ma hum bi sukara ve lakinne azaballahi şedid.

    Meal

    Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutacak, her gebe kadın karnındaki çocuğu düşürecektir. Ve insanları sarhoş olmadıkları halde sarhoş gibi göreceksin; çünkü Allah’ın azabı (kıyametin dehşeti) çok çetindir!

  3. Hac 22/3

    وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَرٖيدٍۙ

    Okunuş

    Ve minen nasi men yucadilu fillahi bi gayri ilmin ve yettebiu kulle şeytanin merid.

    Meal

    Hal böyle iken insanlardan öyleleri vardır ki, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışır ve her âsi şeytanın peşine takılır.

  4. Hac 22/4

    كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدٖيهِ اِلٰى عَذَابِ السَّعٖيرِ

    Okunuş

    Kutibe aleyhi ennehu men tevellahu fe ennehu yudılluhu ve yehdihi ila azabis sair.

    Meal

    Şeytan hakkında şöyle yazılmıştır: Her kim şeytanı dost edinirse, o da onu yoldan çıkaracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.

  5. Hac 22/5

    يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ فٖي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْؕ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلاً ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـٔاًؕ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهٖيجٍ

    Okunuş

    Ya eyyuhen nasu in kuntum fi raybin minel ba'si fe inna halaknakum min turabin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fil erhami ma neşau ila ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugu eşuddekum ve minkum men yuteveffa ve minkum men yuraddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme min ba'di ilmin şey'a, ve terel arda hamideten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behic.

    Meal

    Ey insanlar! Öldükten sonra dirileceğinizden kuşku duyuyorsanız şunu unutmayın ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra belli belirsiz et parçasından yarattık ki size (kudretimizi) açıkça gösterelim; ve biz dilediğimizin rahimlerde belirli bir vakte kadar kalmasını sağlarız, sonra sizi bebek olarak çıkarırız, ki daha sonra yetişkinlik çağınıza erişesiniz. İçinizden kimi erken vefat ettirilirken kimi de önceden bildiklerini bilmez hale gelinceye kadar ömrün en düşkün çağına eriştirilir. Öte yandan yeryüzünü kupkuru ve cansız görürsün; üzerine yağmur indirdiğimizde ise (bir de bakarsın) canlanıp kabarır ve her cinsten güzel bitkiler çıkarır.

  6. Hac 22/6

    ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْـيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌۙ

    Okunuş

    Zalike bi ennallahe huvel hakku ve ennehu yuhyil mevta ve ennehu ala kulli şey'in kadir.

    Meal

    Bu böyledir, çünkü Allah hakkın ta kendisidir, O ölüleri diriltir ve O’nun her şeye gücü yeter.

  7. Hac 22/7

    وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ فٖيهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ

    Okunuş

    Ve ennes saate atiyetun la raybe fiha ve ennallahe yeb'asu men fil kubur.

    Meal

    Kıyamet vakti şüphe yok ki gelip çatacaktır ve Allah kabirde yatanları diriltecektir.

  8. Hac 22/8

    وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنٖيرٍۙ

    Okunuş

    Ve minen nasi men yucadilu fillahi bi gayri ilmin ve la huden ve la kitabin munir.

    Meal

    Bu ayetin meali 9. ayetle birlikte verilir.

  9. Hac 22/9

    ثَانِيَ عِطْفِهٖ لِيُضِلَّ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِؕ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذٖيقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَرٖيقِ

    Okunuş

    Saniye ıtfihi li yudılle an sebilillah, lehu fid dunya hızyun ve nuzikuhu yevmel kıyameti azabel harik.

    Meal

    (8-9) İnsanlar içinde öyleleri vardır ki bilgisi, kılavuzu ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, büyüklük taslayarak, başkalarını Allah yolundan saptırmak için Allah hakkında tartışır durur. Onun dünyadaki payı rezil rüsvâ olmaktır; kıyamet gününde ise ona yakıcı ateşin azabını tattıracağız.

  10. Hac 22/10

    ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖيدِࣖ

    Okunuş

    Zalike bima kaddemet yedake ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.

    Meal

    (Ona şöyle denilecek:) “Bu, senin kendi ellerinle önceden yapıp ettiklerinden dolayıdır! Yoksa Allah kullarına asla zulmetmez.”

  11. Hac 22/11

    وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِهٖۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِهٖࣞ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَؕ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبٖينُ

    Okunuş

    Ve minen nasi men ya'budullahe ala harf, fe in asabehu hayrunıtmeenne bih, ve in asabethu fitnetuninkalebe ala vechihi, hasired dunya vel ahıreh, zalike huvel husranul mubin.

    Meal

    Yine insanlar içinde kimileri vardır ki, Allah’a şartlı olarak kulluk eder; öyle ki kendisine bir iyilik denk gelirse bundan pek memnun olur, ama başına bir imtihan sıkıntısı gelse hemen yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da âhiretini de yitirmiştir ve apaçık hüsran işte budur.

  12. Hac 22/12

    يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُؕ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعٖيدُ

    Okunuş

    Yed'u min dunillahi ma la yedurruhu ve ma la yenfeuh, zalike huved dalalul baid.

    Meal

    Allah’ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. Sapkınlığın en uç noktası da işte budur.

  13. Hac 22/13

    يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِهٖؕ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَشٖيرُ

    Okunuş

    Yed'u le men darruhu akrabu min nef'ıh, le bi'sel mevla ve le bi'sel aşir.

    Meal

    (Bir de) o, zararı yararından daha yakın olan varlıklara yalvarıp yakarır. O ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır!

  14. Hac 22/14

    اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُؕ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُرٖيدُ

    Okunuş

    İnnallahe yudhılullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar, innallahe yef'alu ma yurid.

    Meal

    Allah, iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.

  15. Hac 22/15

    مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغٖيظُ

    Okunuş

    Men kane yezunnu en len yensurehullahu fid dunya vel ahıreti felyemdud bi sebebin iles semai summel yakta' felyenzur hel yuzhibennekeyduhu ma yagiz.

    Meal

    Her kim Allah’ın ona (peygamberine) dünyada da âhirette de asla yardım etmeyeceğini düşünüyorsa, bir çaresini bulup göğe uzansın da (ona yapılan yardımı) kessin, sonra baksın, bulduğu çare öfkelendiği şeyi ortadan kaldırabilecek mi?

  16. Hac 22/16

    وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْدٖي مَنْ يُرٖيدُ

    Okunuş

    Ve kezalike enzelnahu ayatin beyyinatin ve ennallahe yehdi men yurid.

    Meal

    İşte böylece biz onu apaçık âyetler olarak indirdik. Kuşkusuz Allah dilediğini doğru yola iletir.

  17. Hac 22/17

    اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَالَّذٖينَ هَادُوا وَالصَّابِـٖٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذٖينَ اَشْرَكُواࣗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهٖيدٌ

    Okunuş

    İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiine ven nasara vel mecuse vellezine eşreku innallahe yafsılu beynehum yevmel kıyameh, innallahe ala kulli şey'in şehid.

    Meal

    Gerçek şu ki, iman edenler, Yahudiliği benimseyenler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsîler ve şirke sapanların her biri hakkındaki hükmünü Allah kıyamet günü verecektir. Şüphesiz Allah her şeye tanıktır.

  18. Hac 22/18

    اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَثٖيرٌ مِنَ النَّاسِؕ وَكَثٖيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُؕ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍؕ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ

    Okunuş

    E lem tera ennallahe yescudu lehu men fis semavati ve men fil ardı veş şemsu vel kameru ven nucumu vel cibalu veş şeceru ved devabbu ve kesirun minen nas, ve kesirun hakka aleyhil azab, ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrim, innallahe yef'alu ma yeşa'.

    Meal

    Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O’na secde etmektedir! Niceleri de azabı hak etmiştir. Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandırabilecek birisi yoktur. Kuşkusuz Allah dilediğini yapar.

  19. Hac 22/19

    هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فٖي رَبِّهِمْؗ فَالَّذٖينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍؕ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَمٖيمُۚ

    Okunuş

    Hazani hasmanihtesamu fi rabbihim fellezine keferu kuttıat lehum siyabun min nar, yusabbu min fevkı ruusihumul hamim.

    Meal

    Şu ikisi rableri hakkında çekişip duran iki taraftır. Bunlardan inkârcı olanlar için ateşten giysiler biçilmiştir, başlarının üstünden de kaynar su dökülecektir.

  20. Hac 22/20

    يُصْهَرُ بِهٖ مَا فٖي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُؕ

    Okunuş

    Yusheru bihi ma fi butunihim vel culud.

    Meal

    Bununla karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.

  21. Hac 22/21

    وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدٖيدٍ

    Okunuş

    Ve lehum makamıu min hadid.

    Meal

    Onlar için bir de demirden sopalar vardır.

  22. Hac 22/22

    كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُعٖيدُوا فٖيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرٖيقِࣖ

    Okunuş

    Kullema eradu en yahrucu minha min gammin uidu fiha ve zuku azabel harik.

    Meal

    Istıraptan ötürü oradan çıkmaya her teşebbüs ettiklerinde oraya geri döndürülecekler ve onlara, “Tadın bakalım bu yakıcı azabı!” denilecek.

  23. Hac 22/23

    اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فٖيهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اؕ وَلِبَاسُهُمْ فٖيهَا حَرٖيرٌ

    Okunuş

    İnnallahe yudhılullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu yuhallevne fiha min esavira min zehebin ve lu'lua, ve libasuhum fiha harir.

    Meal

    İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları ise Allah altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Onlar orada altın bilezik ve incilerle süsleneceklerdir. Orada onların giysileri de ipektir.

  24. Hac 22/24

    وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِࣗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَمٖيدِ

    Okunuş

    Ve hudu ilet tayyibi minel kavli ve hudu ila sıratıl hamid.

    Meal

    Onlar sözün güzeline yöneltilmişler ve övgüye en lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.

  25. Hac 22/25

    اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذٖي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ فٖيهِ وَالْبَادِؕ وَمَنْ يُرِدْ فٖيهِ بِاِلْحَادٍ بِظُـلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَلٖيمٍࣖ

    Okunuş

    İnnellezine keferu ve yasuddune an sebilillahi vel mescidil haramillezi cealnahu lin nasi sevaenil akıfu fihi vel bad, ve men yurid fihi bi ilhadin bi zulmin nuzıkhu min azabin elim.

    Meal

    İnkâr edenlere, insanları Allah yolundan ve -yerli olsun dışarıdan gelmiş olsun bütün insanlar için (ibadet yeri) yaptığımız- Mescid-i Harâm’dan alıkoyanlara ve her kim orada zulmederek haktan saparsa ona elem veren bir azap tattırırız.

  26. Hac 22/26

    وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰهٖيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ بٖي شَيْـٔاً وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِفٖينَ وَالْقَٓائِمٖينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

    Okunuş

    Ve iz bevve'na li ibrahime mekanel beyti en la tuşrik bi şey'en ve tahhir beytiye lit taifine vel kaimine ver rukkais sucud.

    Meal

    İbrâhim’i Beytullah’ın bulunduğu yere yerleştirdiğimizde de şöyle demiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükûa ve secdeye varanlar için evimi tertemiz tut.

  27. Hac 22/27

    وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالاً وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتٖينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمٖيقٍۙ

    Okunuş

    Ve ezzin fin nasi bil hacci ye'tuke ricalen ve ala kulli damirin ye'tine min kulli feccin amik.

    Meal

    İnsanlara hac ibadetini duyur; gerek yaya olarak gerekse yorgun argın develer üzerinde uzak yollardan gelerek sana ulaşsınlar.

  28. Hac 22/28

    لِيَشْهَدُوا مَنَافِـعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ فٖٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهٖيمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْـبَٓائِسَ الْفَقٖيرَؗ

    Okunuş

    Li yeşhedu menafia lehum ve yezkurusmallahi fi eyyamin ma'lumatin ala ma rezakahum min behimetil en'am, fe kulu minha ve at'ımul baisel fakir.

    Meal

    Böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açık seçik görsünler ve Allah’ın onlara rızık olarak verdiği, belirlenen günlerde kesecekleri kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yiyin hem sıkıntı içindeki yoksulları doyurun.

  29. Hac 22/29

    ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتٖيقِ

    Okunuş

    Summel yakdu tefesehum vel yufu nuzurahum vel yettavvefu bil beytil atik.

    Meal

    Sonra kalan hac fiillerini tamamlayıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve o kadîm evi (Kâbe) tavaf etsinler.”

  30. Hac 22/30

    ذٰلِكَࣗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّهٖؕ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ

    Okunuş

    Zalike ve men yuazzım hurumatillahi fe huve hayrun lehu inde rabbih, ve uhıllet lekumul en'amu illa ma yutla aleykum fectenibur ricse minel evsani vectenibu kavlez zur.

    Meal

    Yapılması gereken işte budur. Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse bu, rabbi katında kendisi için çok hayırlı olur. Size vahiy ile (haramlığı) bildirilenlerin dışındaki hayvanları yemeniz helâl kılınmıştır. Öyleyse pislikten yani putlardan uzak durun ve asılsız sözden de kaçının.

  31. Hac 22/31

    حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِكٖينَ بِهٖؕ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْوٖي بِهِ الرّٖيحُ فٖي مَكَانٍ سَحٖيقٍ

    Okunuş

    Hunefae lillahi gayre muşrikine bih, ve men yuşrik billahi fe ke ennema harre mines semai fe tahtafuhut tayru ev tehvi bihir rihu fi mekanin sahik.

    Meal

    Bunları, Allah’ın birliğine -şirke sapmadan- iman etmiş olarak yapın. Allah’a ortak koşan kişi, gökten düşüp parçalanan ve kuşların kapıştığı yahut rüzgârın ücra bir yere sürüklediği nesnelerden farksızdır.

  32. Hac 22/32

    ذٰلِكَࣗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ

    Okunuş

    Zalike ve men yuazzım şeairallahi fe inneha min takval kulub.

    Meal

    Evet, bu böyledir. Kim Allah’a ait nişânelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvâlı olmasındandır.

  33. Hac 22/33

    لَكُمْ فٖيهَا مَنَافِـعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّـهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَتٖيقِࣖ

    Okunuş

    Lekum fiha menafiu ila ecelin musemmen summe mahılluha ilel beytil atik.

    Meal

    Onlarda sizin için belirli süreye kadar yararlar da vardır. Nihayet varacakları yer o kadîm evdir.

  34. Hac 22/34

    وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهٖيمَةِ الْاَنْعَامِؕ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَـهُٓ اَسْلِمُواؕ وَبَشِّرِ الْمُخْبِتٖينَۙ

    Okunuş

    Ve li kulli ummetin cealna menseken li yezkurusmallahi ala ma razakahum min behimetil en'am, fe ilahukum ilahun vahıdun fe lehu eslimu ve beşşiril muhbitin.

    Meal

    Biz her ümmete kurban kesmeyi meşrû kıldık ki kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar. Sonuç itibariyle hepinizin mâbudu tek bir tanrıdır. Şu halde yalnız O’na teslimiyet gösterin. Sen de Allah’ın buyruklarına içtenlikle teslimiyet gösteren kimseleri müjdele!

  35. Hac 22/35

    اَلَّذٖينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرٖينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُقٖيمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

    Okunuş

    Ellezine iza zukirallahu vecilet kulubuhum vas sabirine ala ma esabehum vel mukimis salati ve mimma razaknahum yunfikun.

    Meal

    Onlar öyle kimselerdir ki, Allah anıldığında kalpleri titrer, başlarına gelen musibetlere sabrederler, namazlarını özenle kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar.

  36. Hac 22/36

    وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ فٖيهَا خَيْرٌࣗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِـعَ وَالْمُعْتَرَّؕ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Okunuş

    Vel budne cealnaha lekum min şeairillahi lekum fiha hayr, fezkurusmallahi aleyha savaff, fe iza vecebet cunubuha fe kulu minha ve at'ımul kania vel mu'terr, kezalike sahharnaha lekum leallekum teşkurun.

    Meal

    Biz o büyükbaş hayvanları da Allah’ın size nişânelerinden kıldık; sizin için onlarda nice yararlar vardır. Onlar (kesim için) sıraya dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın, cansız halde yere serildiklerinde ise onlardan hem kendiniz yiyin hem de ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyen yoksulları doyurun. İşte onları şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.

  37. Hac 22/37

    لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْؕ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْؕ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنٖينَ

    Okunuş

    Len yenalellahe luhumuha ve la dimauha ve lakin yenaluhut takva minkum, kezalike sahharaha lekum li tukebbirullahe ala ma hedakum, ve beşşiril muhsinin.

    Meal

    Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. İşte Allah onları sizin istifadenize verdi ki size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu tâzimle anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele!

  38. Hac 22/38

    اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِـعُ عَنِ الَّذٖينَ اٰمَنُواؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍࣖ

    Okunuş

    İnnallahe yudafiu anillezine amenu, innallahe la yuhıbbu kulle havvanin kefur.

    Meal

    Biliniz ki Allah iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez.

  39. Hac 22/39

    اُذِنَ لِلَّذٖينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواؕ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَدٖيرٌۙ

    Okunuş

    Uzine lillezine yukatelune bi ennehum zulim, ve innallahe ala nasrihim le kadir.

    Meal

    Saldırıya uğrayanlara zulme mâruz kaldıkları için savaş izni verildi. Allah onları muzaffer kılmaya elbette kādirdir.

  40. Hac 22/40

    اَلَّذٖينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُؕ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فٖيهَا اسْمُ اللّٰهِ كَثٖيراًؕ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُؕ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَزٖيزٌ

    Okunuş

    Ellezine uhricu min diyarihim bi gayri hakkın illa en yekulu rabbunallah, ve lev la def'ullahin nase ba'dahum bi ba'dın lehuddimet savamıu ve biyaun ve salavatun ve mesacidu yuzkeru fihesmullahi kesira, ve le yansurennallahu men yansuruh, innallahe le kaviyyun aziz.

    Meal

    Onlar sırf “Rabbimiz Allah’tır” dediklerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmıyla diğer kısmını engellemesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler -ki oralarda Allah’ın adı çokça anılır- yıkılır giderdi. Allah kendi dinine yardım edenlere muhakkak yardım edecektir. Kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak galiptir.

  41. Hac 22/41

    اَلَّذٖينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِؕ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ

    Okunuş

    Ellezine in mekkennahum fil ardı ekamus salate ve atevuz zekate ve emeru bil ma'rufi ve nehev anil munker, ve lillahi akıbetul umur.

    Meal

    Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerine bir yerde egemenlik versek, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülükten alıkoymaya çalışırlar. İşlerin sonu Allah’a varır.

  42. Hac 22/42

    وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُۙ

    Okunuş

    Ve in yukezzibuke fe kad kezzebet kablehum kavmu nuhın ve adun ve semud.

    Meal

    Bu ayetin meali 44. ayetle birlikte verilir.

  43. Hac 22/43

    وَقَوْمُ اِبْرٰهٖيمَ وَقَوْمُ لُوطٍۙ

    Okunuş

    Ve kavmu ibrahime ve kavmu lut.

    Meal

    Bu ayetin meali 44. ayetle birlikte verilir.

  44. Hac 22/44

    وَاَصْحَابُ مَدْيَنَۚ وَكُذِّبَ مُوسٰى فَاَمْلَيْتُ لِلْكَافِرٖينَ ثُمَّ اَخَذْتُهُمْۚ فَكَيْفَ كَانَ نَكٖيرِ

    Okunuş

    Ve ashabu medyen, ve kuzzibe musa fe emleytu lil kafirine summe ehaztuhum, fe keyfe kane nekir.

    Meal

    (42-44) Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!

  45. Hac 22/45

    فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّـلَةٍ وَقَصْرٍ مَشٖيدٍ

    Okunuş

    Fe ke eyyin min karyetin ehleknaha ve hiye zalimetun fe hiye haviyetun ala uruşiha ve bi'rin muattalatin ve kasrın meşid.

    Meal

    Nitekim zulme dalmışken helâk ettiğimiz nice beldeler var ki evlerinin duvarları çatıları üzerine yıkılmış, ıpıssız kalmıştır. Şimdi oralarda kullanılamaz hale gelmiş nice kuyular, (harap olmuş) nice görkemli köşk var!

  46. Hac 22/46

    اَفَلَمْ يَسٖيرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتٖي فِي الصُّدُورِ

    Okunuş

    E fe lem yesiru fil ardı fe tekune lehum kulubun ya'kılune biha ev azanunyesmeune biha, fe inneha la ta'mal ebsaru ve lakin ta'mal kulubulleti fis sudur.

    Meal

    Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir.

  47. Hac 22/47

    وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُؕ وَاِنَّ يَوْماً عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ

    Okunuş

    Ve yesta'ciluneke bil azabi ve len yuhlifallahu va'deh, ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimma teuddun.

    Meal

    Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Bilinmeli ki, rabbinin katındaki bir gün sizin saymakta olduklarınızın bin yılı gibidir.

  48. Hac 22/48

    وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَصٖيرُࣖ

    Okunuş

    Ve ke eyyin min karyetin emleytu leha ve hiye zalimetun summe ehaztuha, ve ileyyel masir.

    Meal

    Nice belde var ki, ahalisi zulme dalmış olduğu halde onlara biraz süre verdim, sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

  49. Hac 22/49

    قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذٖيرٌ مُبٖينٌۚ

    Okunuş

    Kul ya eyyuhen nasu innema ene lekum nezirun mubin.

    Meal

    De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için sadece apaçık bir uyarıcıyım.”

  50. Hac 22/50

    فَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرٖيمٌ

    Okunuş

    Fellezine amenu ve amilus salihati lehum magfiretun ve rızkun kerim.

    Meal

    İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar için bağışlanma ve çok değerli nimetler vardır.

  51. Hac 22/51

    وَالَّذٖينَ سَعَوْا فٖٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِزٖينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحٖيمِ

    Okunuş

    Vellezine seav fi ayatina muacizine ulaike ashabul cehim.

    Meal

    Âyetlerimize karşı birbirleriyle yarışırcasına çaba harcayanlar ise cehennemliktir.

  52. Hac 22/52

    وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ فٖٓي اُمْنِيَّتِهٖۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِهٖؕ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ حَكٖيمٌۙ

    Okunuş

    Ve ma erselna min kablike min resulin ve la nebiyyin illa iza temenna elkaş şeytanu fi umniyyetih, fe yensehullahu ma yulkış şeytanu summe yuhkimullahu ayatih, vallahu alimun hakim.

    Meal

    Senden önce hiçbir resul ve nebî göndermedik ki, o bir temennide bulunduğunda şeytan ille de onun arzularına bir şeyler katmaya kalkışmasın. Fakat Allah şeytanın katmaya çalıştığını iptal eder. Sonra Allah kendi âyetlerini (onun kalbine) sağlam olarak yerleştirir. Allah hakkıyla bilmekte, hikmetle yönetmektedir.

  53. Hac 22/53

    لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذٖينَ فٖي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْؕ وَاِنَّ الظَّالِمٖينَ لَفٖي شِقَاقٍ بَعٖيدٍۙ

    Okunuş

    Li yec'ale ma yulkış şeytanu fitneten lillezine fi kulubihim maradun vel kasiyeti kulubuhum, ve innez zalimine le fi şikakın baid.

    Meal

    Bunu Allah, şeytanın kattığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve yürekleri katılaşmış olanlar için sınama vesilesi kılmak için yapar. Şüphesiz zalimler derin bir ayrılığa düşmüşlerdir.

  54. Hac 22/54

    وَلِيَعْلَمَ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِهٖ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ

    Okunuş

    Ve li ya'lemellezine utul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu'minu bihi fe tuhbite lehu kulubuhum, ve innallahe le hadillezine amenu ila sıratın mustakim.

    Meal

    Bunu bir de, kendilerine ilim verilenlerin, onun rabbin tarafından gelmiş kesin gerçek olduğunu anlamaları, ona iman etmeleri ve böylece bütün kalpleriyle ona bağlanmaları için yapar. Muhakkak ki Allah iman edenleri dosdoğru bir yola iletir.

  55. Hac 22/55

    وَلَا يَزَالُ الَّذٖينَ كَفَرُوا فٖي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقٖيمٍ

    Okunuş

    Ve la yezalullezine keferu fi miryetin minhu hatta te'tiyehumus saatu bagteten ev ye'tiyehum azabu yevmin akim.

    Meal

    İnkâr edenler ise, kıyamet kendilerine ansızın gelinceye veya sonu olmayan günün azabı kendilerini yakalayıncaya kadar Kur’an hakkında hep şüphe içinde kalacaklardır.

  56. Hac 22/56

    اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِؕ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْؕ فَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فٖي جَنَّاتِ النَّعٖيمِ

    Okunuş

    El mulku yevme izin lillah, yahkumu beynehum, fellezine amenu ve amilus salihati fi cennatin naim.

    Meal

    O gün hükümranlık yalnız Allah’ındır; onlar arasında hükmünü verir. İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapmış olanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.

  57. Hac 22/57

    وَالَّذٖينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ

    Okunuş

    Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina fe ulaike lehum azabun muhin.

    Meal

    İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara ise alçaltıcı bir azap vardır.

  58. Hac 22/58

    وَالَّذٖينَ هَاجَرُوا فٖي سَبٖيلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقاً حَسَناًؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقٖينَ

    Okunuş

    Vellezine haceru fi sebilillahi summe kutilu ev matu le yerzukannehumullahu rızkan hasena, ve innallahe le huve hayrur razikin.

    Meal

    Allah yolunda hicret ettikten sonra öldürülen yahut ölenlere gelince, Allah onları pek güzel bir nimetle ödüllendirecektir. Allah rızık verenlerin elbette en hayırlısıdır.

  59. Hac 22/59

    لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلاً يَرْضَوْنَهُؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَلٖيمٌ حَلٖيمٌ

    Okunuş

    Le yudhılennehum mudhalen yerdavneh, ve innallahe le alimun halim.

    Meal

    Allah mutlaka onları hoşnut olacakları bir yere koyacaktır. Kuşkusuz Allah hakkıyla bilendir, halîmdir.

  60. Hac 22/60

    ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهٖ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُؕ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

    Okunuş

    Zalik, ve men akabe bi misli ma ukıbe bihi summe bugıye aleyhi le yansurennehullah, innallahe le afuvvun gafur.

    Meal

    Böyledir; her kim kendisine yapılana misliyle karşılık verir, sonra yine haksız bir saldırıya uğrarsa Allah ona mutlaka yardım eder. Allah çok bağışlayıcı, çok yarlığayıcıdır.

  61. Hac 22/61

    ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَمٖيعٌ بَصٖيرٌ

    Okunuş

    Zalike bi ennallahe yulicul leyle fin nehari ve yulicun nehare fil leyli ve ennallahe semiun basir.

    Meal

    İşte böyle; Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Allah her şeyi işitir ve görür.

  62. Hac 22/62

    ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖ هُوَ الْبَاطِلُ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبٖيرُ

    Okunuş

    Zalike bi ennallahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihi huvel batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir.

    Meal

    Böyledir; çünkü Allah hakkın ta kendisidir, O’nun dışında yalvarıp taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Ve şüphe yok ki yüce olan, ulu olan yalnız Allah’tır.

  63. Hac 22/63

    اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًؗ فَتُصْبِـحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًؕ اِنَّ اللّٰهَ لَطٖيفٌ خَبٖيرٌۚ

    Okunuş

    E lem tere ennallahe enzele mines semai maen fe tusbihul ardu muhdarreh, innallahe latifun habir.

    Meal

    Görmüyor musun ki, Allah gökten su indiriyor da yeryüzü yemyeşil oluveriyor! Kuşkusuz Allah latîftir, her şeyden haberdardır.

  64. Hac 22/64

    لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَمٖيدُࣖ

    Okunuş

    Lehu ma fis semavati ve ma fil ard, ve innallahe le huvel ganiyyul hamid.

    Meal

    Göklerde ve yerde ne varsa hep O’nundur. Şüphe yok ki kimseye muhtaç olmayan, her türlü övgüye lâyık olan yalnız Allah’tır.

  65. Hac 22/65

    اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرٖي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِهٖؕ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِهٖؕ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَحٖيمٌ

    Okunuş

    E lem tere ennallahe sahhara lekum ma fil ardı vel fulke tecri fil bahri bi emrih, ve yumsikus semae en tekaa alel ardı illa bi iznih, innallahe bin nasi le raufun rahim.

    Meal

    Görmüyor musun ki, Allah yeryüzündekileri ve O’nun emriyle denizde akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi! Kendi izni olmadıkça yerkürenin üzerine düşmemesi için göğü tutan da O’dur. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir.

  66. Hac 22/66

    وَهُوَ الَّـذٖٓي اَحْيَاكُمْؗ ثُمَّ يُمٖيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيٖيكُمْؕ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ

    Okunuş

    Ve huvellezi ahyakum summe yumitukum summe yuhyikum, innel insane le kefur.

    Meal

    Size hayat veren, sonra sizi öldürecek ve sonra sizi diriltecek olan da O’dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

  67. Hac 22/67

    لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكاً هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَؕ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَقٖيمٍ

    Okunuş

    Li kulli ummetin cealna menseken hum nasikuhu fe la yunaziunneke fil emri ved'u ila rabbik, inneke le ala huden mustekim.

    Meal

    Biz her ümmet için uyacakları dinî kurallar koymuşuzdur. Boşuna bu konuda seninle tartışmasınlar ve sen rabbinin yoluna çağrıda bulunmaya devam et! Sen hakka götüren doğru bir yol üzerindesin.

  68. Hac 22/68

    وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    Okunuş

    Ve in cadeluke fe kulillahu a'lemu bima ta'melun.

    Meal

    Şayet seninle yine tartışmaya çalışırlarsa şöyle de: Yapıp ettiklerinizi en iyi bilen Allah’tır.

  69. Hac 22/69

    اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فٖيمَا كُنْتُمْ فٖيهِ تَخْتَلِفُونَ

    Okunuş

    Allahu yahkumu beynekum yevmel kıyameti fima kuntum fihi tahtelifun.

    Meal

    Hakkında ihtilâf edip durduğunuz hususlarda kıyamet günü Allah aranızda hükmünü verecektir.

  70. Hac 22/70

    اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِؕ اِنَّ ذٰلِكَ فٖي كِتَابٍؕ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسٖيرٌ

    Okunuş

    E lem ta'lem ennallahe ya'lemu ma fis semai vel ard, inne zalike fi kitab, inne zalike alallahi yesir.

    Meal

    Bilmez misin ki, Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir! Bunların hepsi bir kitapta kayıtlıdır. Kuşkusuz bu, Allah için çok kolaydır.

  71. Hac 22/71

    وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهٖ سُلْطَاناً وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِهٖ عِلْمٌؕ وَمَا لِلظَّالِمٖينَ مِنْ نَصٖيرٍ

    Okunuş

    Ve ya'budune min dunillahi ma lem yunezzil bihi sultanen ve ma leyse lehum bihi ılm, ve ma liz zalimine min nasir.

    Meal

    Onlar Allah’ı bırakıp O’nun, kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği ve hiç bilgi sahibi olmadıkları varlıklara tapıyorlar. O zalimlerin asla yardımcıları olmayacaktır.

  72. Hac 22/72

    وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فٖي وُجُوهِ الَّذٖينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَؕ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذٖينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاؕ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْؕ اَلنَّارُؕ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذٖينَ كَفَرُواؕ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُࣖ

    Okunuş

    Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin ta'rifu fi vucuhillezine keferul munker, yekadune yestune billezine yetlune aleyhim ayatina, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zalikum, en nar, vaadehallahullezine keferu, ve bi'sel masir.

    Meal

    Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğunda, inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu hemen farkedersin. Kendilerine âyetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracaklar. Onlara de ki: “Şimdi size bundan daha vahim olanı haber vereyim mi? Cehennem! Allah onu inkâr edenler için belirledi. Ne kötü bir sondur o!”

  73. Hac 22/73

    يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُؕ اِنَّ الَّذٖينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَاباً وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُؕ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـٔاً لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُؕ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ

    Okunuş

    Ya eyyuhen nasu duribe meselun festemiu leh, innellezine ted'une min dunillahi len yahluku zubaben ve levictemeu leh, ve in yeslubhumuz zubabu şey'en la yestenkızuhu minh, daufat talibu vel matlub.

    Meal

    Ey insanlar! Size bir misal verilmekte; dinleyin onu: Allah’tan başka kendilerine yalvarıp yakardıklarınız var ya, hepsi bunun için bir araya gelseler bile bir sinek yaratamazlar! Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!

  74. Hac 22/74

    مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِهٖؕ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَزٖيزٌ

    Okunuş

    Ma kaderullahe hakka kadrih, innallahe le kaviyyun aziz.

    Meal

    Onlar Allah’ı gereği gibi tanımadılar. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, mutlak galiptir.

  75. Hac 22/75

    اَللّٰهُ يَصْطَفٖي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً وَمِنَ النَّاسِؕ اِنَّ اللّٰهَ سَمٖيعٌ بَصٖيرٌۚ

    Okunuş

    Allahu yastafi minel melaiketi rusulen ve minen nas, innallahe semiun basir.

    Meal

    Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah her şeyi işitmektedir, görmektedir.

  76. Hac 22/76

    يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْؕ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

    Okunuş

    Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve ilallahi turceul umur.

    Meal

    Onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Bütün işler Allah’a döndürülür.

  77. Hac 22/77

    يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

    Okunuş

    Ya eyyuhellezine amenurkeu vescudu va'budu rabbekum vef'alul hayre leallekum tuflihun.

    Meal

    Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye kapanın, rabbinize ibadet edin, dünya ve âhiret için faydalı işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.

  78. Hac 22/78

    وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِهٖؕ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّٖينِ مِنْ حَرَجٍؕ مِلَّةَ اَبٖيكُمْ اِبْرٰهٖيمَؕ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِمٖينَ مِنْ قَبْلُ وَفٖي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَهٖيداً عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِؕ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّصٖيرُ

    Okunuş

    Ve cahidu fillahi hakka cihadih, huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min harac, millete ebikum ibrahim, huve semmakumul muslimine min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum ve tekunu şuhedae alen nas, fe ekimus salate ve atuz zekate va'tesımu billah, huve mevlakum, fe ni'mel mevla ve ni'men nasir.

    Meal

    Allah yolunda, gerektiği gibi cihad edin. Sizi O seçti ve size din konusunda hiçbir güçlük yüklemedi; ceddiniz İbrâhim’in dininde olduğu gibi. O size hem daha önce hem de bu Kur’an’da “müslümanlar” adını verdi ki peygamber size şahitlik etsin, siz de insanlara şahitlik edesiniz. Haydi namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. Sizin mevlânız O’dur. O ne güzel mevlâdır ve ne iyi yardımcıdır.

Meal: Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet). Arapça metin: Diyanet İşleri Başkanlığı mushafı (kuran.diyanet.gov.tr). Okunuş: Açık Kuran (acikkuran.com).

Hac suresi hakkında sık sorulanlar

Hac suresi kaç ayettir?

Hac suresi 78 ayettir.

Hac suresi kaçıncı sayfada?

Hac, Kur'an-ı Kerim'in 22. suresidir. Diyanet mushafında 17. cüzde yer alır; 332. sayfada başlar, 341. sayfada biter.

Hac suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Tevazu uygulamasındaki Kur'an verisinde Hac suresi Medenî olarak sınıflandırılır.

Tevazu uygulaması

Hac suresini ayet ayet takip ederek dinleyin

Uygulamada hafız seçin, sesi indirip çevrimdışı dinleyin; 13 dilde meal ve Türkçe okunuş bir arada.

Telefonunuzun kamerasıyla okutun
Tevazu Kur'an ekranı: hatim takibi, sureler, cüzler ve sayfalar